Onursal Genel Başkanın Mesajı
|
|
" Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı"
19 Mayıs tarihi Atatürk' ün Samsun' a çıktığı gündür. Atatürk, Kurtuluş Savaşı' nı 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun' da başlatmıştır.
Atatürk çok önemli bir gün olan bu günü Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmasını istedi. Çünkü yeniden doğan Türkiye' yi onlar ilerilere taşıyacaktı.
19 Mayıs günü, 20 Haziran 1938 gün ve 3466 sayılı yasa ile “Gençlik ve Spor Bayramı” adı ile milli bayramlarımız arasına katıldı. 7 Mart 1981 gün ve 2429 sayılı yasa ile başına Atatürk' ü anma getirilerek " Atatürk' ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak değiştirilmiştir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Siyaset-Siyasi Örgütlenme-Parti |
|
SİYASET-SİYASİ ÖRGÜTLENME-PARTİ
SİYASET
Siyaset Tanımı
En geniş anlamında, insanların hayatlarını düzenleyen kurallar yapmak,korumak ve geliştirmek için gerçekleştirdikleri faaliyetlerdir.
Siyasi Faaliyet
İktidarı ele geçirmek, iktidarı yönlendirmek, iktidarı etkileme faaliyetidir.
Siyasi Ortam
İktidarı ve iktidarı etkilemek üzere faaliyette bulunan; Siyasi partiler, meslek örgütleri, üniversiteler, basın ve yayın organları, ordu, yargı organları, baskı gurupları gibi; iktidarı ele geçirmek veya iktidarı yönlendirmek, en azından iktidarı etkilemek amacındaki; her türlü çıkarların ve çıkar guruplarının var olduğu ve faaliyet gösterdiği alanı ifade eder.
|
|
Devamını oku...
|
|
Aile, Kadın ve Çocuklarımız |
|
AİLE KADIN ve ÇOCUKLARIMIZ
ÜLKEMİZDE KADINLARIN ve ÇOCUKLARIN SORUNLARI
ATATÜRK 1924 yılında, “Medeniyetin esası, ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, kesinlikle sosyal, iktisadi, siyasi güçsüzlüğe sebep olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkek unsurların doğal haklara sahip olmaları, aile görevlerini yerine getirmeye yetenekli bulunmaları gerekir.” Demiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 maddesi aileyi açıklamaktadır. 41. Maddeye göre aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
|
|
Devamını oku...
|
|
Milli Güç ve Milli Güç Unsurları |
|
MİLLİ GÜÇ VE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI
Milli güç kavramının öncelikle güç olgusundan söz etmemiz gerekir.
Güç şu şekillerde tanımlanabilir:
“Kuvvet kullanma, yeteneği ve verimliliğidir.” Veya
“Belirli bir ortam veya boyutta ve sürede, belirli bir amaçla, çalıştırma ve verim alma yeteneğidir.”
Bu tanımlardan anlaşılacağı üzere, güç ve kuvvet arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmaktadır.
Yani ortaya çıkan gücün sebebi, kesinlikle sahip olunan kuvvettir.
Bir başka deyişle, sahip olunan kuvvet sonucu, güç ortaya çıkabilir.
|
|
Devamını oku...
|
|
COĞRAFİ GÜÇ UNSURU
Turgut Akcan
Bir devletin coğrafyasına ait; canlı ve cansız, doğal ve yapay, gerçek ve nispi tüm değerler, milli gücün coğrafi güç unsurunu oluşturur.
Coğrafi gücün önemli bir özelliği de; diğer milli güç unsurlarının hemen hepsine kaynak ve ortam sağlaması ve onları, kendi yapısı, kapsadığı alanı, doğal koşulları ve konumuna göre olumlu veya olumsuz yönde etkilemesidir.
Kısaca coğrafi güç; devlet ve milletin temel tutum, davranış ve etkinlikleri ile coğrafyalarına ait değer ve etkenler arasındaki denge ve uyumun ortak verimidir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Siyasi Güç
Konumuz “milli güç” unsurlarından Siyasi Güç
Önce ‘’Milli Güç Unsurlarını’’ şöyle bir hatırlayalım.
- Siyasi güç,
- Askeri güç,
- Ekonomik güç,
- Demografik güç,
- Coğrafi güç,
- Bilimsel ve teknolojik güç,
- Psiko-sosyal ve kültürel güç,
Bu unsurlar birer etken veya kuvvet olmayıp, işlevleri ile ilgili kuvvetlerin, belirli etkenler göz önüne alınarak işletilmeleri sonucunda elde edilen “verim”, yani “gücü” temsil ettikleridir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Türkiye Cumhuriyeti'nin Varoluş Nedeni |
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN VAROLUŞ NEDENİ
1 – Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluş nedeni; Türk vatan ve milletinin ebediliğine, Türk Devleti’nin kutsallığına dayanır .
2 – Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluş nedenini tesbit etmek için, Türk Milleti’nin binyıllar boyunca, merkezden güneye, güney – batı ve güney - doğuya; doğudan – batıya ilerleme ve yayılma süreci içerisinde kurmuş olduğu devletlerin kuruluş, dağılma ve yıkılış sebeplerinin ,Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflama, çöküş ve yıkılışına neden olan iç ve dış etkenleri ve bu çöküşü engellemek, durdurmak için uygulanan yöntem ve harcanan çabaları ve bunların etkinlik derecelerini nihayet Birinci Dünya Savaşı sonundaki ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki milli gücü, iç ve dış durumları incelemek ve sonunda bu genç devletin ve yönetim tarzının neden;
- Yeni Osmanlı Devleti
- Anadolu Halk Cumhuriyeti
- Yeni Türk İmparatorluğu
- Türk İslâm Cumhuriyeti
- Türklerin Cumhuriyeti şeklinde değil de,
Türkiye Cumhuriyeti olarak kabul edildiği sorularının cevaplandırılması gerekir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Milli Egemenlik Genel anlamda Milli Egemenlik; millet düzeyine erişmiş bir toplumda hürriyetlerin, eşitliğin ve adaletin devamlı ve kesintisiz olarak sağlanması ve korunması için o toplumu meydana getiren fertlerin her birinde ayrı, ayrı bulunduğu doğal kabul edilen iradelerin birleşip, kaynaşarak Millet iradesine dönüşmesi, açıklanması ve örgütlenmesidir. Milli egemenlik, millet olmanın sonucu ve gereğidir. Millet denilen varlığın özgür ve bağımsız iradesi Milli egemenliğin kurucu ve devam ettirici temel şartıdır. Toplum içerisinde tek üstün güç ve iktidar millete aittir. Bu üstün güç ve iktidar tekeli, millete ortak tanımıyan, bölünemeyen, paylaşılamayan ve devredilemeyen bir hak sağlar, toplumun kaderinde ve yönetiminde söz ve eylem sahibi olma yetki ve sorumluluğunu yükler. Bu hakkın, yetkinin ve sorumluluğun tümüne Milli Egemenlik denir. “Millet Meclisleri” - “Parlementolar” - “Milletvekili Meclisleri” gibi adlarla oluşturulan kurumlar milletin sahibi bulunduğu egemenlik hakkının örgütlenmesi anlamını taşır. Millet, egemenliğinin gereklerini bu kurumlarla yerine getirir, iradesini bu kurumlarla açıklar, güç ve iktidarını bu kurumlarla temsil ettirir. “İl, İlçe, Bucak, Köy Meclisleri” - “İl Genel Meclisi” gibi adlarla halkın seçimi sonucu oluşturulan yerel yönetim organ ve kuruluşları milli egemenlik hakkının belirli bir coğrafi alanla sınırlı şekilde örgütlenmesidir. Bir toplumda milli egemenlik hakkının örgütlenmemiş olması veya bu hakkın serbestçe açıklıyacağı iradesi dışında çeşitli organlar, kurumlar ve kuruluşlar arasında paylaştırılması, dağıtılması ve bölünmesi durumunda o toplum için iki değerlendirme yapılabilir. Birincisi söz konusu olan toplum, millet düzeyine erişmemiştir; ikincisi, toplumda millet iradesi ağır ve ciddi bir tehdit ve tehlike altındadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|