|
|
|
|
Yüce Türk Milletine;
“Müdafaa-i Hukuk Hareketi
Partimiz” yeni kurulan ve
Yüce Milletimizin siyasi
hayatına yeni katılan bir
Parti’dir. Geçmiş hiçbir
siyasi kuruluşun miras ve
terekesi partisi değildir.
Herhangi bir gücün, şahsın,
kuruluşun veya finans
gurubunun etkisi ve
yönlendirmesiyle
kurulmamıştır. Partimiz, 13
Kasım 2005 tarihinde, 78 il
ve bağlı ilçeleri halk
temsilcilerinin katılımları
ile yapılan “Müdafaa-i
Hukuk Hareketi 1. Milli
Kongresi”nde 815
delegenin siyasi bir parti
kurulması kararından sonra
Partinin Tüzük ve Programı
hazırlandıktan 23 Nisan
2006 tarihinde Türk
siyasi hayatındaki yerini
resmen almıştır.
Bugün, 4 İl ve 14 İlçe
Başkanlığı teşkilâtları ve
her geçen gün sayıları
katlanarak artan üyeleriyle
Partimiz “Kuruluş ve Ön
Teşkilâtlanma Dönemini”
tamamlayıp, I. Genel
Kongresi’ni yapmaya
çalışmaktadır.
Partimizin esas ve
vazgeçilemez davaları vardır
ve aslında partimiz, bu
davaların çözümlenmesinin
siyasi örgütlenmesidir. Bu
davalar: Milletimiz ve
Devletimizin tam
bağımsızlığa kavuşturulması
ve milli egemenliğimizin her
alanda bütün özellikleri ve
şartları ile
gerçekleştirilip,
uygulanması, yoksulluk ve
cehaletin yok edilmesidir.
Partimizin, Anayasamızda yer
alan bütün güç, organ ve
kurumlara, kamu kurum ve
kuruluşlarımıza, Siyasi
Partilerimize, siyasi
hayatımızda yer almak
isteyen oluşumlara en içten
saygısı vardır. Hiçbiriyle
bir rekabet mücadelesi
yoktur ve herhangi bir çıkar
ilişkisi de yoktur ve
olmayacaktır.
Partimizin amaçlarının
başında, vatandaşlarımızın,
hayatlarını kendi serbest
iradeleri ve kararları ile
yönlendirecekleri ve
geleceklerini
belirleyecekleri, kısaca;
egemenlik haklarını
kullanabilecekleri,
demokratik siyasi hayatımıza
işlerlik kazandırmak
gelmektedir. İlkelerimiz
vardır. Yeminimiz, Yüce
Atatürk’ümüzün “Gençliğe
Hitabesi”dir. Parti programımızda, milli egemenlik kavramı şu şekilde tanımlanmaktadır.
Milli Egemenlik, millet
olmanın sonucu ve gereğidir.
Milletin özgür ve bağımsız
iradesi, milli egemenliğin
kurucu ve devam ettirici
unsurudur. Toplum içinde tek
üstün güç ve iktidar,
millete aittir. Bu üstün güç
ve iktidar tekeli, millete;
ortak tanımayan, bölünmeyen,
paylaşılamayan ve
devredilemeyen bir hak
sağlar, toplumun kaderinde
ve yönetiminde söz ve eylem
sahibi olma yetkisini verir
ve sorumluluğunu yükler. Bu
hak ve yetkinin tümüne Milli
Egemenlik denilir.
Milli Egemenlik, millet
düzeyine erişmiş bir
toplumda hürriyetlerin,
eşitliğin ve adaletin
devamlı ve kesintisiz olarak
sağlanması ve korunması için
o toplumu meydana getiren
fertlerin her birinde, ayrı
ayrı bulunduğu doğal olarak
kabul edilen iradelerin
birleşip, kaynaşarak millet
iradesine dönüşmesi,
açıklanması ve
örgütlenmesidir. Türk Milleti için milli egemenlik, her şeyden önce “millet olma” tarihi ve kültürü, binlerce yıl önce, bütün insanlığa örnek olmuş bir milleti, bütün özellikleriyle yaşatma ve devam ettirme, kısaca “Türk olma” hakkıdır, yetkisidir, sorumluluğudur. Türk Milleti bu hakkı ve bu yetkiyi herhangi bir üstün güçten veya bir üstün gücü alaşağı ederek veya barış masalarında hazırlanan kurallardan elde etmemiştir. Savaş meydanlarında, kanlı boğuşma ve mücadele alanlarında kendi canını, kanını, varlığını, onur ve namusunu ortaya koyarak, kendi geleceği için kazanmıştır.
Türk Milleti için milli
egemenlik, millet varlığının
korunmasının,
savunulmasının,
geliştirilmesinin ve sonsuza
kadar devamının tek ve temel
şartıdır. Bu nedenle
kutsaldır ve her millet
ferdi için, korunup,
savunulması kutsal bir görev
ve sorumluluktur. Bu görev
ve sorumluluk zamanı, bütün
işaretleri ve gerekli bütün
imkân ve kaynaklarıyla,
büyük önderimizin
“Gençliğe Hitabe” sinde
açıkça ifade edilmiştir.
Buradan hareketle; Bugün:
Hayatımız ve kaderimiz,
irade ve kararlarımızla
katılmadığımız, yerli ve
yabancı güçler tarafından
yönlendirilmekte ve
belirlenmektedir. Bu durum:
Milli varlığımızı,
egemenliğimizi,
bağımsızlığımızı doğrudan
tehdit etmekte, dışa
bağımlılığı özendirmekte,
devletimizin güç ve
etkinliğini, onur ve
saygınlığını tehlikeli
boyutlara yönlendirmektedir.
Dolayısıyla ülke
yönetiminin, yabancı
güçlerin karar ve denetimi
altına girmesine neden
olmakta, yaşayan ve doğmamış
nesillerimizi ağır ve
karşılanması zor
yükümlülükler altına
sokmaktadır. Bu nedenle:
Vatanımızın bütünlüğünü
korumamız, milletimizin
egemenliğini, birliğini,
dirliğini, huzur ve
refahını, devletimizin
bağımsızlığını, gücünü, onur
ve saygınlığını,
uluslararası düzende hakkı
olan konuma gelmesini
sağlamamız için bu durumun
kesin ve tam olarak, kısa
sürede ortadan kaldırılması
gerekiyor.
21. Yüzyılın beklenen bütün
gelişmelerine hazırlıklı
olmamız, sorunlarını
göğüsleyebilmemiz, özgürlük,
adalet, eşitlik ve demokrasi
içinde yaşamamız, ancak ve
ancak inkılâbımızın bize
sağladığı tüm kazanımları
koruyup, geliştirerek laik,
ileri, çağdaş, bilgi ve
teknoloji üreten bir toplum
düzenini yeniden kurmamıza
bağlı bulunuyor. Bunun için:
Mevcut durumu, bu duruma
getiren sebepleri ve
tarihsel süreçleri çok iyi
anlamamız, anlatmamız ve
nihayetinde yeniden milli
egemenliğimize sahip
çıkmamız gerekmektedir.
Bunun yolu:
Önce kendimize,
insanlarımıza ve milletimize
güvenmek, yüce yaratanın
bahşettiği, kutsal, zengin
ve canlı Anadolu
topraklarına ve atalarımızın
kanları, canları pahasına
Vatan yaptıkları Türk
yurduna ve geleceğimizin
teminatı olan çocuklarımıza
sahip çıkmaktır. Bu vesile ile:
Millet olarak kimliğimizi
ortaya koyduğumuz en önemli
tarihsel an olan “23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı” nızı kutlar,
saygılarımızı sunarız.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi |