|
1-
Hayatımız ve kaderimiz, irade ve kararlarımızla katılmadığımız,
yerli ve yabancı güçler tarafından yönlendirilmekte ve
belirlenmektedir.
2- Toplumumuz sürekli
olarak yapay sorunlar ve risklerle işgal edilmekte, gerçek
sorunlarından uzak, ilgisiz ve duyarsız tutulmak istenmektedir.
3- Halkımızın geleceği ise,
yılgınlıklara, belirsizliklere ve ümitsizliklere doğru hızla
sürüklenmektedir.
4- Milli Kültürümüz, milli
değerlerimiz, düşünce ve hayat tarzımız tehdit, tehlike ve baskı
altında bulunmaktadır.
5- Yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımı
ve paylaşımındaki eşitsizlik ve adaletsizlik, bölgeler arasında
nüfus, nüfus yoğunluğu, ekonomik ve sosyal alanda görülen
dengesizlik; varlığımızı, gelişmemizi ve geleceğimizi olumsuz yönde
etkilemektedir.Bu durum, devletimizin bağımsızlığına ve etkinliğine,
vatanımızın bütünlüğüne ve milli birliğimize yönelen tüm rakip ve
düşmanca düşüncelere, tutum, davranış ve eylemlere uygun ortamlar ve
boş alanlar hazırlamaktadır.
6- Toplumumuz büyük bir güven bunalımı
içindedir. Özgüvenlerimiz; çözülme, dağılma ve etkinliğini yitirme
sürecine girmiştir.Bu durum, halkımızın ve gerçek aydınlarımızın
büyük çoğunluğunu sorunlarımıza karşı duyarsız ve tepkisiz kılmakta,
her çeşit ve her yönden gelen yalan, çarpıtılmış ve saptırılmış
haberlere, propagandalara ve etkin psikolojik harekât uygulamalarına
açık ve savunmasız bırakmaktadır.
7- Devletimiz dış ve iç borç batağı
içindedir. Bütçe açıkları, ödemeler dengesinin kurulmamış olması,
üretim ve sermaye birikimi yetersizliği borçların hatta faizlerinin
ödenmesi için tekrar, tekrar borçlanma zorunluluğunu doğurmuştur. Bu
durum, milli varlığımızı, egemenliğimizi, bağımsızlığımızı doğrudan
tehdit etmekte, dışa bağımlılığı özendirmekte, devletimizin güç ve
etkinliğini, onur ve saygınlığını tehlikeli boyutlara
yönlendirmekte, “Güçlü Maliye - Güçlü Devlet” ilkesini terketmesine,
iktisadi hayatımızın ve kamu maliyesinin IMF ve yabancı güçlerin
karar ve denetimi altına girmesine neden olmakta, yaşayan ve
doğmamış nesillerimizi ağır ve karşılanması zor yükümlülükler altına
sokmaktadır.
8- Toplumumuz üretmeden tüketen bir
görüntü sergilemektedir. Halkımız kadını -erkeği, çiftçisi-esnafı,
memuru-işçisi, işletmeleri-kobileri ile bir borçlanma isterisine
tutulmuş gibidir. Kredi kartlarının, tüketim, ara malı, otomobil,
konut kredilerinin alacaklıları ise, çoğunlukla özel bankaları ele
geçiren yabancı sermaye sahipleri ve onların yerli
işbirlikçileridir.
9-
Güvenlik, sağlık, eğitim ve adalet gibi temel kamu hizmetleri çağdaş
bilim ve teknolojiden yoksun, halkımızın ihtiyaçlarını,
beklentilerini ve özlemlerini karşılamaktan uzaktır. Özel sağlık ve
eğitim hizmetlerinden gereği gibi yararlanmak ise zordur, pahalıdır
ve kaynak tüketicidir.Vatanımızın bütünlüğünü korumamız,
milletimizin egemenliğini, birliğini, dirliğini, huzur ve refahını,
devletimizin bağımsızlığını, gücünü, onur ve saygınlığını,
uluslararası düzende hakkı olan durum ve konuma gelmesini sağlamamız
için bu sorunlarımızın kesin ve tam olarak kısa sürede ortadan
kaldırılması gerekiyor.
21. Yüzyılın beklenen bütün gelişmelerine hazırlıklı olmamız,
sorunlarını göğüsleyebilmemiz, özgürlük, adalet, eşitlik ve
demokrasi içinde yaşamamız, ancak ve ancak inkılâbımızın bize
sağladığı tüm kazanımları koruyup, geliştirerek lâik, ileri, çağdaş,
bilgi ve teknoloji üreten bir toplum düzenini yeniden kurmamıza
bağlı bulunuyor.
Bütün bunlar için tek bir çözüm var. Tek bir yol var.
Bu çözüm ve yol: Yüce Milletimizin yaratıcısı ve sahibi bulunduğu
egemenlik hakkını kullanarak, kendi özgür iradesi ve kararları ile
kendi hayatını yönlendirecek ve kaderini belirleyecek kendi siyasi
partisini kurmaktır.
Bu çözüm ve yol: Yüce Milletimizin güç günlerinde başvurduğu bir
düşünce ve hayat tarzıdır. Buna “Müdafaa-i Hukuk” denir. Milletin
siyasi hayata bütün güç ve etkinliğiyle katılması ve toplum hayatına
egemen olması anlamını taşır. Bugün ülkemizin ve hayatımızın en
önemli ihtiyacı da budur.
Açıklanan durum karşısında ve öngörülen çözüm ve yol doğrultusunda
ilerlemek ve belirtilen ihtiyacı karşılamak, sorunlarımızı çözmek
için senin öz evlâtların olan İl ve İlçe Delegeleri ve Halk
Temsilcilerinin bir araya gelerek toplanmasından oluşan “Müdafaa-i
Hukuk Hareketi I. Milli Kongresi”nde seçilen Kurucular Kurulu
tarafından “Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi” kurulmuştur.
Gücümüzün tek kaynağı ve dayanağımız sensin.
Yüce Allah yardımcımız olsun.
|