Ana sayfa Coğrafi Güç Unsuru



COĞRAFİ GÜÇ UNSURU

Bir devletin coğrafyasına ait; canlı ve cansız, doğal ve yapay, gerçek ve nispi tüm değerler, milli gücün coğrafi güç unsurunu oluşturur.

Coğrafi gücün önemli bir özelliği de; diğer milli güç unsurlarının hemen hepsine kaynak ve ortam sağlaması ve onları, kendi yapısı, kapsadığı alanı, doğal koşulları ve konumuna göre olumlu veya olumsuz yönde etkilemesidir.

Kısaca coğrafi güç; devlet ve milletin temel tutum, davranış ve etkinlikleri ile coğrafyalarına ait değer ve etkenler arasındaki denge ve uyumun ortak verimidir.

 

Yani bir millet ve onun devleti; önce,

Ülkesinin coğrafyasına ait:

Canlı ve cansız,

Doğal ve yapay,

Gerçek ve kıyaslamalı,

Tüm değer ve etkenlerin farkında olacak,

Sonra da aynı millet ve devleti, temel tutum, davranış ve etkinlikleri ile bu değerler ve etkenleri, koruyup, geliştirip, dengeli ve uyumlu bir biçimde çalıştırarak verim elde edecektir.

TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ GÜCÜ

Türkiye coğrafyası, milli güç bakımından çok etkin, gerçek ve nispi, her an kullanmaya hazır, değerlere sahip bulunmaktadır. Bu coğrafyanın sağladığı olanaklardan; yeterince yararlanıldığı ve kullanıma hazır kaynaklar işler duruma geçirilebildiği oranda; bin yıllardır süregelen “Türk gerçeği” nin yanında bir de “Türkiye gerçeği” oluşmaktadır.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, bu coğrafyanın devlete sağladığı ve sağlayacağı yararlar, sebep olduğu olumsuzluklardan çok daha fazladır. Bu da hükümetlere, bu olanaklardan, milli gücün unsurlarına yarar ve gelişim sağlayacak biçimde yararlanmak bakımından, büyük görevler ve sorumluluklar verir.

Bugün ülkemiz coğrafyasına ait bu değer ve etkenleri kısaca incelemeye çalışacağız.

Ama önce yeryüzündeki coğrafi konum ve boyutları belirleyen temel kavramları inceleyelim;

Enlem, boylam ve bunlara göre belirlenen iklim kuşaklarını ele alalım.

COĞRAFİ KONUM VE BOYUTLARI

 

MATEMATİK KONUM: Türkiye’nin kara sınırları, Doğu – Batı istikametinde, 26° ve 45° Doğu boylamları ile Kuzey – Güney istikametinde 36° ve 42° Kuzey enlemlerinde bulunur.

Kuş uçuşu Kuzey- güney doğrultusunda 6 enlem farkı vardır. İki enlem arası 111 km olduğuna göre yaklaşık 6x111 km = 666 km eder.

Doğudan batıya 19 boylam farkı vardır. İki boylam arasında, 4 dk zaman farkı vardır. Bu da yaklaşık doğu ve batı uçları arasında 19x4 dk = 76 dk bir zaman farkı demektir.

Ekvator’a göre Türkiye Kuzey yarımküresinde

Grenwich’e göre Türkiye Doğu küresi, orta kuşakta yer alır.

Türkiye Matematik konum bakımından, kuzey doğulu bir ülkedir. Türkiye, insan yaşamı için ideal bir kuşakta bulunur. Bu nedenle Anadolu toprakları, tarihin en eski dönemlerinden beri hep büyük medeniyetlere beşiklik etmiştir.

KARA SINIRLARI: Türkiye’nin çevresinde yer alan komşu ülkeler ile toplam 2753 km. uzunluğunda kara sınırı vardır.

Bunların ülkelere göre dağılımı şöyledir (km.):

Suriye:                                877

Gürcistan:                            276

Ermenistan:                         325

Azerbaycan (Nahcivan)           18

Irak:                                   331

Bulgaristan:                         269

İran:                                  454

Yunanistan:                        203

 

KIYILAR: Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’e Türkiye’nin, toplam uzunluğu 8333 km. olan kıyılarının dağılımı aşağıda açıklanmıştır:

 

Genel Dağılım                     (km)

Anadolu kıyıları:                  6480

Trakya kıyıları:                      786

Adaların kıyıları:                  1067

 

Denizlere göre dağılım       (km)

Karadeniz:                      1685

İstanbul Boğazı:                  90

Marmara Denizi:                 933

Çanakkale Boğazı:              172

Ege Denizi:                     2805

Akdeniz:                         1672

 

Adalara göre dağılım (km.)

Türkiye’nin kıyı uzunluğu 1 km. den fazla olan adalarının sayısı

151’dir. Bunların denizlere göre dağılımı ve kıyı uzunlukları şöyledir:

 

Adet               km.

Karadeniz                             1                     6

Marmara Denizi                   23                   252

Ege Denizi                           101                 679

Akdeniz                                26                   130

Bu adaların tümü, kıyı karşısı ve iç sular adaları durumundadır.

 

YÜZÖLÇÜMÜ:

Türkiye’nin gerçek yüzölçümü 814.578 km2, izdüşüm yüzölçümü ise 779.452 km2dir. Bunun 755.688 km’si (% 97) Anadolu’da, 23.764 km’si (% 3) Trakya’dadır. Aradaki fark ülkemizin yüksek ve engebeli olmasından kaynaklanır.

Bir yerin gerçek yüzölçümü ile izdüşüm yüzölçümü arasında fark fazla ise o yer engebelidir. Fark az ise düzlüktür.

FİZİKİ YAPI:

Türkiye Alp – Himalaya dağ silsilesi üzerinde yer alır. Coğrafi özellikleri bakımından deniz düzeyine (seviyesine) göre ortalama yüksekliği 1130 metreye ulaşan yüksek bir ülkedir. Sıradağlar, genel izdüşümü (biçimi) dikdörtgene benzeyen ülkenin kuzey ve güney kenarları boyunca doğu – batı doğrultusunda geniş daire yayları çizilerek uzanır. Orta kısımlarda yayla ve ovalardan oluşan geniş, yüksek düzlükler yer alır. Bu düzlükler kuzey ve güneydeki sıradağları birbirinden ayırır, ancak bu sıradağlar doğuda birbirine karışarak sıkışır ve bu nedenle ülkenin doğu bölgesi daha yüksek ve dağlık bir hal alır. Batıda dağlar, sıklaşırsa da yükseklikleri fazla değildir ve kolay aşılırlar, deniz kıyısına dik olarak uzanan bu dağların arasında ovalar yer alır. Ayrıca büyük ırmak ağızları yakınında da verimli düzlükler mevcuttur.

 

AKARSULAR:

Türkiye’nin akarsuları genellikle ülkenin etrafını çeviren denizlere dökülür. Dicle ve Fırat nehirleri ise Basra yakınlarında, Şattülarap adıyla birleşerek Basra Körfezine dökülür.

Akarsularımızdan, iç suyolu olarak yararlanılamamaktadır.

Başta gelen faydalanma tarım için sulama hizmeti alanındadır.

Nehirlerimizin kontrol altına alınmaları kesintisiz olarak sürdürülmektedir. Çeşitli tip ve boyutlardaki barajlardan hidro – elektrik enerjisi sağlama ve yerine göre sulama amaçlarıyla yararlanılmaktadır. Baraj projeleri ve bunların gerçekleştirilmeleri Türkiye’nin başta ekonomi olmak üzere kalkınması bakımından büyük önem taşımaktadır.

 

GÖLLER:

Doğu bölgesindeki Van Gölü 3738 km²’lik yüzeyi ile Türkiye’nin en büyük gölüdür. Van’ın doğusunda Erçek ve Kars’ın kuzeyinde de Çıldır gölleri yer alır. Güneydoğu Toros bölgesinde Gölcük (Hazar Gölü) ve güneyde Hatay ili ilçesinde Amik Gölü bulunur.

İç Anadolu’daki Koçhisar Gölü yani Tuz Gölü 1640 km²’lik yüzeyi ile ülkenin ikinci büyük gölüdür. Bu bölgedeki irili ufaklı birçok gölün en önemlisi Akşehir Gölüdür. Bunların güneyinde, Batı Torosların iç kısımlarında Beyşehir, Eğirdir ve Burdur gölleri yer alır. Sapanca, iznik, Uluabat ve Manyas, Marmara bölgesinin önemli gölleridir.

Baraj yapımındaki gelişmeyle birlikte ülkede oldukça büyük baraj gölleri de doğmaya başlamıştır. Hirfanlı, Sarıyar ve Demirköprü bunların başlıcalarıdır.

 

İKLİM:

Türkiye ılıman iklimin etkili olduğu kuşakta yer almakla birlikte, yüzey şekillerinin çeşitliliği nedeniyle bölgeler arasında büyük iklim farkları mevcuttur.

Güneydeki Akdeniz iklimi, bölgesini de etkiler. Kıyılara paralel uzanan sıradağlar denizin ılıman etkilerinin içerilere geçmesini engeller, bu nedenle İç Anadolu’da bir step ve kara iklimi egemendir ve bu durum güneydoğuda, step ve çöl iklimine dönüşür. Doğu Anadolu ise, uzun süreli kışları ile sert bir kara iklimine sahiptir.

 

 

Türkiye’nin Jeopolitik- Jeostratejik- Jeoekonomik önemlerini oluşturan Coğrafi Özellikler

Kavramlar:

1) Coğrafya; Yeryüzünün tamamı veya bir parçası üzerinde doğal, sosyal (Beşeri) ve ekonomik olayların dağılışını, aralarındaki bağlantıları, sebep ve sonuçlarını inceleyen bir bilimdir.

2) Jeopolitik; Devletlerin coğrafi özellikleri ile siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilimdir. Bir başka anlatımla, Uluslar arası ilişkilerde coğrafi unsurların güç ve güçler üzerinde ki etkisinin incelenmesidir.

3) Jeostrateji; Coğrafi unsurların ülkelerin askeri stratejileri üzerinde etkisinin incelenmesidir. Jeostrateji aynı zamanda Jeopolitik esasları ve öngörüleri dikkate alan milli hedefleri, ekonomik, siyasi ve askeri güçler kullanılarak ulaşılması yol ve yöntemlerini belirler.

4) Siyasi Coğrafya; Coğrafya- mekana- siyasi açıdan bakmak, değerlendirmek ilmidir.

5) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği, Türkiye’nin doğal, toplumsal (beşeri-sosyal) ve ekonomik olaylarının dağılışını, aralarındaki bağlantıları, sebep ve sonuçlarını inceleyip, elde edilen verilere göre dış siyasetinin belirlenmesidir.

 

Coğrafi Veriler:

1) Türkiye’nin Yeri:

Türkiye Dünya gezegeni üzerinde, Kuzey yarım kürede bulunur. Eski Kara Kütleleri adı verilen Asya- Avrupa ve Afrika Kıtalarının birbirlerine iyice yaklaştıkları bölgede yer alır. Topraklarının büyük bir bölümü Anadolu Yarımadası olarak Asya‘da, Trakya Yarımadası olarak Avrupa’da bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye, hem Asya ve hem de Avrupa ülkesi niteliğine sahiptir.

2) Türkiye’nin Coğrafi Konumu:

Türkiye’nin dağları, ovaları, akarsuları, denizleri, boğazları, geçitleri, nüfusu ve yerleşim yer ve özellikleri, yer altı ve yerüstü kaynak ve zenginlikleri, tarım ve sanayi bölgeleri, ulaşım faktörleri, Turizm ve ticaret özellikleri coğrafi konumunu açıklar.

 

Türkiye’nin Özel Konumu

a) Türkiye, Asya Kıtasının güney batı ucunda Anadolu yarımadası üzerinde bulunur. Anadolu ile özdeşleşmiştir. (Asya Ülkesi)

b) Türkiye, Avrupa’nın güneydoğusunda yer alır. Balkan yarımadası Avrupa’nın güneydoğusundadır, bu yarımadanın bir kısmını da Trakya oluşturur. (Avrupa Ülkesi)

c) Türkiye bir Ortadoğu ülkesidir. Ortadoğu ülkelerinin (Mısır- Libya- Cezayir- Tunus…) bir kısmı Afrika ülkesidir. Bu nedenle Türkiye Afrika Kıtası ile de temas halindedir.

d) Anadolu, dil, ırk, tarih bakımından bir Türk Ülkesidir. Türk Dünyasının da Coğrafi bir parçasını teşkil eder.

e) Türkiye, dağlık bir ülkedir.

f) Türkiye Ovaları çoğunlukla kıyılarda ve akarsu vadilerinde yer alır.

g) Türkiye, akarsuları bakımından bölgenin en zengin ülkesidir.

h) Üç tarafı denizlerle kaplı yarımadalar ülkesi olan Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile büyük bir öneme sahiptir. Bu denizler Cebel-i Tarık Boğazı ile Atlantik ve Atlas Okyanusuna Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz ve Hint Okyanusuna bağlantılıdır.

i) Türkiye yeraltı ve yerüstü kaynak ve zenginlikleri bakımından bölge ve dünya ülkeleri arasında önemli bir konuma sahiptir. Zengin ülkeler arasında yer alır.

j) Kullanıma hazır tarımsal kaynakları, kendi ihtiyacını karşılar ve kendine yeter bir kapasitededir.

k) Türkiye sanayileşmiş Avrupa ülkeleri ile sanayileşme sürecine girmiş Asya ülkeleri arasında bir geçişi temsil eder.

l) Ulaşım bakımından Türkiye, Asya- Avrupa- Afrika kıtaları arasında bir köprü oluşturur. Ulaşım kapsam ve kalitesi giderek artmaktadır.

m) Zengin Turizm kapasitesine sahip olup Akdeniz ülkeleri ile rekabet edecek durumdadır. Gelişmeye hazır turizm alan ve mekanları bakımından da oldukça zengindir.

n) Türkiye, Avrupa- Asya- Afrika ülkelerinin kesişme noktasında yer alır. Bu kıtalar arasında Kavşak, köprü veya geçiş özelliklerine sahiptir. Bu özelliği sonucu Afrika’nın etkileri—Güney ve Güneydoğu Bölgelerinde; Asya’nın etkileri—Doğu ve iç Anadolu Bölgelerine; Avrupa’nın etkileri—Marmara ve Batı Anadolu bölgelerine sokulur. Ülkenin ortasında sanki bu üç kıta birbirine kavuşur.

o) Türkiye, deniz ulaşımında stratejik bir öneme sahiptir. Anadolu’da kurulan bütün devletler genelde, amfibi (Deniz- Kara) özelliği taşımışlardır.

p) Eski kara kütleleri denilen Asya ve Avrupa’nın birbirlerine iyice sokuldukları konumda: İstanbul ve Çanakkale Boğazları bulunur. Bu boğazlar Karadeniz ülkelerinin açık denizlere açıldığı tek suyoludur. Boğazlar, ülkenin can damarlarıdır.

r) Türkiye, dünya üzerinde bakıldığında kabaca dikdörtgene benzer. Ancak bu dikdörtgenin boyutları her yerde aynı değildir. Kuzey-Güney doğrultusunda eni 445 ile 650 km. arasında değişir. Doğu-batı doğrultusunda boyu ise 1570-1650 km. arasında değişir.

s) Türkiye’nin toplam yüzölçümü 814578 km2 dir. Türkiye yüzölçümü bakımından İran dışında (1.648.196 km2) bütün komşularından büyüktür. Türkiye çoğu Avrupa ülkelerinden de büyüktür. İngiltere, Almanya, Yunanistan, Hollanda gibi beş Avrupa ülkelerinin toplam yüzölçümleri Türkiye kadardır.

 

Açıklanan özellikler değerlendirildiğinde, Türkiye dünya ölçeğinde önemli bir yere ve konuma sahiptir.

 

Türkiye’nin Jeopolitik Konumu

1) Bir ülkenin jeopolitik konumu, siyasi coğrafya üzerindeki yerini belirler. Jeopolitik konum, siyasi temeller üzerine oturduğundan, sürekli değişken olan siyasetin özelliğine bağlıdır. Değişkendir. ( Örnek. Bir ülkenin siyasi bir birliğe- Güce- yakınlığı, uzaklığı, o birliğin içinde olması veya olmaması)

2) Bir ülkenin jeopolitik konum ve durumu uluslararası ilişkilerde, başta coğrafya gücü olmak üzere milli güç unsurlarını kullanma ve geliştirme yeteneğine göre belirlenir.

3) Türkiye’nin jeopolitik konumunu incelerken, dünya güç odaklarının dikkate alınması gerekir. Bugün dünya üzerinde bulunan başlıca güç merkezleri; ABD, AB, RF, Çin ve Japonya’dır.

a. Türkiye, dünya güç merkezlerinin tam ortasında bulunur. Bu nedenle Türkiye çok önemli bir konumdadır. Türkiye’nin bu güç merkezlerinden bir veya ikisi ile yapacağı ortaklık veya işbirliği Türkiye‘ye yeni imkanlar ve fırsatlar hazırladığı gibi diğer güç merkezlerinin de rekabetini ve hatta husumetini çekebilir.

b. Türkiye, dünya coğrafyasında büyük askeri bir güç ve birlik oluşturan NATO’nun içindedir. Bu durum, Türkiye jeopolitiğine askeri gücü bakımından önemli katkılar sağlar. Güvenliği açısından toplu savunma imkan ve fırsatları verir. Siyasi olarak başta ABD olmak üzere NATO üyesi ülkeleri ile veya onun dışında özellikle (RF veya BDT) ile ilişkilerinde kendi çıkarları doğrultusunda stratejik yaklaşımları yönlendirir.

4) Türkiye, İslam Dünyası ile Hıristiyan Batı Dünyasının kesişme ve karşılaşma bölgesinde bulunan Müslüman bir ülkedir.

Bu durum, jeopolitik açıdan laik bir sistemi kabul eden Türkiye’ye hem büyük manevra imkanları hazırlar (İktisadi-kültürel-sosyo/psikolojik) hem de tam aksine iki dünyanın çatışma alanı ve hatta hedefi durumuna düşürebilir. Tarih boyunca Hıristiyan ve İslam (Arap) rekabet ve fetihleri Türkiye coğrafyasını seçmişlerdir. Laik Türkiye her iki dünyanın uzlaşma, birbirlerini anlama ve işbirliğinde bulunma imkanlarına ve fırsatına da sahiptir.

5) Türkiye Dünyanın önemli kültürlerinin kesişme noktasında bulunur. (Jeopolitik ve jeokültürel levhalar üzerinde sınır ülkesi konumundadır.)

Batıda Avrupa kültürü, Güneyde Arap ve Afrika kültürü ile sınır olan Türkiye kendine özgü bir ara ve kurucu kültür ve medeniyetin sahibidir. Bu durum, önemli bir jeokültürel güç teşkil eder. Siyasi tercihleri çeşitlendirir. Etkileşimleri çoğaltır, etkin kılar.

6) Türkiye Kuzey batıda Balkan ülkeleri, Kuzeydoğuda Kafkas ülkeleri, Doğu ve Güneyde Ortadoğu ülkeleri ile sınırlıdır. Bu üç yarım adanın merkezi konumundadır.

Açıklanan bölgeleri; dünyanın en istikrarsız ülkelerinin yer aldığı ve savaş coğrafyası haritalarında, sıcak bölgeler olarak tanımlanan alanlardır. Türkiye gerçekte her yönden bir savaş çemberi içinde bulunmaktadır. Ancak Türkiye T.C. kurulduğundan günümüze kadar bu çember içinde hep bir istikrar adası olmuş ve bu özelliğini devam ettirmiştir. Türkiye istikrarı temsil eder. Ancak açıklanan bölgelerdeki bütün oluşumlarla ilgilidir. Gerçekte ilgisiz kalamaz. Bu durum Türkiye jeopolitiğine çok hassas özellikler verir. Ayrıca jeostratejisinin sürekli ve dinamik olma niteliğini zorunlu kılar. İstikrar, statik olmayı değil jeopolitik özelliği kullanılarak stratejik hareketliliği ve ön görüyü gerekli kılar. Tarihin ve coğrafyanın gereği budur.

7) Türkiye, Türk Dünyasının her alanda tek güvenlik kalesi ve çağdaşlaşma yönünde tek örneğidir.

Bugün, dünya üzerinde Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kıbrıs T.C. ve Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere 7 Türk kökenli, Türkçe konuşan, bağımsız Türk Devleti ve 250 milyon Türkün oluşturduğu bir Türk Dünyası vardır. Türkiye bu dünyanın merkezi ve güvenlik kalesi özelliğine sahiptir. Bu durum, Türkiye jeopolitiğine çok önemli güçler sağlar. Siyasi, iktisadi, kültürel konularda jeostratejik manevra alanları hazırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne bir dünya gücü, bir dünya devleti olma imkan ve fırsatları sunar.

 

 

"Anadoluda Doğan Güneş"

Reklam
"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır" Mustafa Kemal Atatürk