Sıkca Sorulan Sorular PDF Yazdır e-Posta

Müdafaa-i Hukuk Nedir?

Hakların savunulması anlamındadır.

Müdafaa-i Hukuk düşüncesi, tutumu, davranışı, eylemleri her biri birer kutsal varlık kabul edilen insanımızın, toplumumuzun, milletimizin, devletimizin, vatanımızın haklarına karşı yönelmiş tehdit tehlike ve engelleri etkisiz kılmak, ortadan kaldırmak, önlemek amacını taşıyan bir mücadele türü, bir mücadele sistemi ve bir mücadele sürecidir. Bu bir tarihi süreçtir. Bu gün bir tarihi sürecin devamıdır. Geçmişte vardı, günümüze gelmiştir, gelecekte de devam edecektir.

Bu kadar parti varken MHHP niçin kuruldu?

Mevcut Siyasi Partilerin görüş, tutum, tavır ve davranışları nedeniyle ülkemiz şu anda içinde bulunduğu durumdadır.

Kuruluş bildirimizde Partinin niçin kurulduğu şu şekilde anlatılmıştır:

Vatanımızın bütünlüğünü korumamız, milletimizin egemenliğini, birliğini, dirliğini, huzur ve refahını, devletimizin bağımsızlığını, gücünü, onur ve saygınlığını, uluslararası düzende hakkı olan durum ve konuma gelmesini sağlamamız için bu sorunlarımızın kesin ve tam olarak kısa sürede ortadan kaldırılması gerekiyor.

21. Yüzyılın beklenen bütün gelişmelerine hazırlıklı olmamız, sorunlarını göğüsleyebilmemiz, özgürlük, adalet, eşitlik ve demokrasi içinde yaşamamız, ancak ve ancak inkılâbımızın bize sağladığı tüm kazanımları koruyup, geliştirerek laik, ileri, çağdaş, bilgi ve teknoloji üreten bir toplum düzenini yeniden kurmamıza bağlı bulunuyor.

Bütün bunlar için tek bir çözüm var. Tek bir yol var.

Bu çözüm ve yol: Yüce Milletimizin yaratıcısı ve sahibi bulunduğu egemenlik hakkını kullanarak, kendi özgür iradesi ve kararları ile kendi hayatını yönlendirecek ve kaderini belirliyecek kendi siyasi partisini kurmaktır.

Bu çözüm ve yol: Yüce Milletimizin güç günlerinde başvurduğu bir düşünce ve hayat tarzıdır. Buna “Müdafaa-i Hukuk” denir. Milletin siyasi hayata bütün güç ve etkinliğiyle katılması ve toplum hayatına egemen olması anlamını taşır. Bugün ülkemizin ve hayatımızın en önemli ihtiyacı da budur.

Açıklanan durum karşısında ve öngörülen çözüm ve yol doğrultusunda ilerlemek ve belirtilen ihtiyacı karşılamak, sorunlarımızı çözmek için senin öz evlâtların olan İl ve İlçe Delegeleri ve Halk Temsilcilerinin bir araya gelerek toplanmasından oluşan “Müdafaa-i Hukuk Hareketi I. Milli Kongresi”nde seçilen Kurucular Kurulu tarafından “Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi” kurulmuştur.

Milli değerler, ahlaki değerler, Kültür değerlerimiz yavaş yavaş küreselleşme adı altında zedelendi, çözüldü, eridi.

Müdafaa-i Hukukçular bunları hissediyorlardı. Tespitleri şuydu; Devlet bağımsızlığını, egemenliğini, saygınlığını, onurunu yitirmektedir. Halk, toplum korku içersindedir, ümitlerini kaybetmektedir, her şeyden önce özgüveni zedelenmiştir, kaybolmak üzeredir. Fertler artık özgüvenlerini yitirdikleri için kimsenin kimseye güveni kalmamıştır. Ve en büyük tehditlerden birisi kişilerin, fertlerin özgüvenlerini yitirmeleridir.

Müdafaa-i Hukuk anlayışında birinci olarak insan vardır. İnsanın hakları vardır, insanın varlığı vardır, kutsallığı vardır, refahı vardır, mutluluğu vardır. İkincisi toplumun hakları vardır, toplumun güvenliği vardır, toplumun hak ve hukuk içersinde gelişmesi vardır. Toplumun değerlerinin korunması vardır. Müdafaa-i Hukuk bu demektir. Bir toplum değerlerini koruyamıyorsa, sürüden ibarettir. Toplum inisiyatifini kaybetmişse hiç bir şeye yaramaz. Toplum üslubunu kaybetmişse, toplum direncini kaybetmişse, kötü hadiseler karşısında, elim hadiseler karşısında tepkisini kaybetmişse, o ancak bir sürüdür. Müdafaa-i Hukukun ikinci sorunu da toplumdur. Toplumun haklarıdır, toplumun değerleridir, maddi değerleridir, manevi değerleridir, örfüdür, tarihidir, üslubudur.

Üçüncüsü Milletin haklarıdır. Binlerce yıllık bir milletin hakları, hukuku, mutluluğu, refahı, değerleridir.  Dördüncüsü Devletin haklarıdır. Devletin hukukudur, devletin saygınlığıdır, devletin onurudur. İşte Müdafaa-i Hukukun konuları bunlardır. Nihayet Vatanın haklarıdır. Vatan yaşayan bir varlıktır. Kutsal bir varlıktır. Özen gösterilmesi gereken bir varlıktır. Vatan yoksa hiçbirimiz yokuz. İşte Müdafaa-i Hukuk dediğimiz zaman, Müdafaa-i Hukuk fikri mücadelesi dediğimiz zaman, Müdafaa-i Hukuk Hareketi dediğimiz zaman bu beş şey anlaşılacaktır. İnsan, Toplum, Millet, Devlet, Vatan. Vatan bu hale getirilemez. Devlet bu hale getirilemez, Millet perişan edilemez, Toplum ve nihayet İnsan. İnsan, o güzelim varlık bizim konularımızın, amaçlarımızın, ilkemizin, varlığımızın esasıdır. İşe örgütlenen budur.

Müdafaa-i Hukukun örgütlenmesi işte bu dış şartlar altında ve genel olarak devletimizin bağımsızlığını, egemenliğini, onurunu, saygınlığını yitirmek durumunda olduğu bir dönemde, toplumumuzun korku ve ümitsizliklerle çırpındığı bu dönemde, bireylerin özgüvenlerinin yitirildiği bu dönemde, nihayet Vatan denen o yüce varlığın maddi ve manevi kaynakları sersefil hale getirilmek için planlamaların yapıldığı, dış mihrakların devletin içine sokulduğu bir dönemde yapılmış bir harekettir.

Sağcımısınız, Solcumusunuz?

MHHP herhangi bir kalıplaşmış ideolojiye bağlı değildir.


MHHP nin diğer partilerden farkı nedir?

Müdafaa-i Hukukçular namuslu insanlardır, İffetli insanlardır, başkasının cebinde, ırzında gözü olmayan insanlardır. Müdafaa-i Hukukçular iradeli insanlardır. Kararlı insanlardır. Sabırlı insanlardır, iman sahibi insanlardır. Fikir sahibi insanlardır, karar sahibi insanlardır. Dürüst insanlardır ve Müdafaa-i Hukukçular seven insanlardır.

MHHP için İnsan, Toplum, Millet, Devlet, Vatan kutsaldır. MHHP Kutsal saydığımız bu varlıklara yönelecek her türlü, iç ve dış tehdit, tehlike ve engellere karşı koyma inanç ve kararlılığındadır.

Cehaletle mücadele, yoksullukla mücadele, tam bağımsız bir Türkiye devletini yeniden oluşturmak ve halkımızın kendi kaderini kendisinin tayin etmesi, kendi kararlarını kendisinin vermesi, kendi geleceğini kendisinin düzenlemesi yani egemenliğe Milletin sahip olması MHHP nin davalarıdır.

Parti tüzüğünün 1. maddesinde;” Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunları ve diğer ilgili kanunlar ile “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”, “İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi” gibi hukuki kaynaklara bağlı kalmak, milli vicdanın ve milli ahlâkın öngördüğü esaslardan ayrılmamak, tüzüğü ve programı doğrultusunda örgütlenip, faaliyette bulunmak temelleri üzerine kurulmuştur” derken” milli vicdanın ve milli ahlâkın öngördüğü esaslardan ayrılmamak” cümlesi ile diğer hiçbir partide bulunmayan bir şekilde kendisini tanımlamıştır.

Birçok parti Atatürkçü olduğunu söylüyor, siz Atatürk’ü nasıl anlıyorsunuz?

MHHP’nin bir yemini vardır. Partinin Yemin Metni, Belde, İlçe, İl Kongrelerinin ve Büyük Kongre’nin açılışında, Kongrelere katılan üyelerle birlikte okunur. Atatürk’ten ne anladığımızı en sade şekliyle anlatır. Bu Yemin “Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi”dir.

Özelleştirmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?

MHHP programının birçok maddesinde bu konu anlatılmıştır. Örneğin, programın 94/i maddesinde; “Stratejik sektörlerde kamu yatırımlarının canlanması sağlanacak, özelleştirme ile devletin çıktığı sektörlere yeniden yatırım yapılacaktır. Kritik şirketler için yeniden kamulaştırma operasyonları yapılacaktır.”

132. maddede “Maden ve doğal kaynakların aranması, çıkartılması ve işlenmesi yabancı şirketlerin elinden alınacak ve millileştirilecektir.”

141.maddede “İletişim ve haberleşme sektörü stratejik bir alandır ve milli menfaatlere aykırı düşen her türlü özelleştirme, yabancılaştırma uygulamaları geçersiz sayılacaktır.” denilerek partinin bu konudaki görüşleri belirtilmiştir.

İşsizliği nasıl ortadan kaldıracaksınız?

İşsizlik büyük bir sorun olmakla birlikte tek başına tek başına bir sorun olarak değerlendirilemez. Nüfus artışı, eğitim, sağlık, doğal kaynaklar, şehircilik, sanayi, tarım, turizm vs. gibi birçok konuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Yabancıların doğrudan yatırımına izin verilmesi sırasında diğer koşulların yanında istihdam yaratması da eklenecektir.

KOBİ lere sağlanacak destekle de istihdam yaratılacaktır.

Niteliksiz ve işsiz insanlar sektörel bazda uygulanacak politikalarla istihdam yaratılacaktır.(Tarım, inşaat, baraj, yol yapımı, madencilik, ormancılık sektörleri gibi)

Tekniker, bilgi işçisi ve üniversiteler beyin gücü sanayilerine yönlendirileceklerdir.

Turizm, çeşitli sanayi ve hizmet sektörlerini harekete geçirme, istihdam yaratma ve katma değer sağlama kapasitesine sahip olduğundan desteklenecektir.

Yatırımların, girişim ruhunun, girişimcilerin güçlerini geliştirme azim ve kararlılıkları özendirilip desteklenecektir.

Bilgi, teknoloji, deneyim, hizmet kalitesi getirecek yabancı sermaye özendirilecektir.


Para kaynağınız nedir?

MHHP nin para kaynağı üyelerinin aidat ve bağışlarıdır. Bunların dışında kalan hiçbir özel veya resmi kişi ya da kuruluşun desteği, yardımı yoktur. Kabul edilemez.

Partinizin kadınlar ve kadın hakları konusundaki görüşü nedir?

Kadın, önce bütün hak ve hürriyetlere sahip bir insan, sonra saygın ve onurlu, üretken bir kişi, nihayet toplumun devamında, gelişmesinde, bekasında en büyük etken ve özveri sahibi bir anadır.

Türk Kadını, önce doğal ve hukuki bütün hak ve hürriyetlere sahip bir varlık, sonra milletimizin temeli, saygın, yüksek, onurlu ve üretken bir vatandaş, nihayet Türk milletinin evlatlarını yetiştiren, ona hayat veren ve sonsuzluk sağlayan, erdem sahibi, kahraman ve özveri örneği bir anadır.

Türk toplumlarında kadın evin (ailenin) direği ve yanan ocağıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın, Türk Millet Mücadelesi ve Kurtuluş Savaşı döneminde olduğu gibi, bugün de toplumumuzun en saygın yerinde, her şeyin üstünde, yüce ve onurlu bir varlıktır.

Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli, en güçlü ve en özverili kadını olduğunu, her zaman ve her durumda kanıtlayacak özelliklere sahiptir ve yetenektedir.

Türk milli varlığının korunup geliştirilmesinde, çağdaşlaşma doğrultusunda ilerleyip, yükselmesinde ve sonsuza kadar devamında aileye düşen bütün görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde en büyük pay Türk Kadını’nındır.

MHHP tüzüğünde Kadın üyeler önemli bir yer tutar. Partinin bütün kademelerinin Kongre, Yönetim ve Yürütme organları ile disiplin kurullarında kadın üye sayısı şu şekilde belirlenir.

1) Belde Kongresi’nde katılan delege sayısının %20 si

2) İlçe Kongresi’nde katılan delege sayısının %30 u

3) İl Kongresi’nde katılan delege sayısının %40 ı

4) Büyük Kongresi’nde katılan delege sayısının %50 sinin kadın delegelerden oluşması esastır.

Bu oranlar Yönetim, Yürütme Organları ve Disiplin Kurulları toplam üye sayılarına da uygulanır. Açıklanan oranların sağlanamaması durumunda yapılacak işlemler Genel Yönetim Kurulu’nca belirlenir. Ancak hiçbir zaman Belde’lerde %5 den, İlçe’lerde %10 dan, İl’lerde %15  den ve Büyük Kongre ile Genel Yönetim, Genel Yürütme Kurulları’nda %20 den aşağı düşürülemez.


Gençler ve sorunları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gençlik, geleceğimizin güvencesidir. Milli varlığımızın korunması, geliştirilmesi, devamı ve bekası gençlerimizin geleceğe olan ümitlerine, beklentilerine, bu ümit ve beklentileri gerçekleştirme azim ve kararlılıklarına bağlıdır.

Çeşitli sebepler ve olumsuzluklar sonucu tarihinden koparılmış, içinde yaşadığı toplumun siyasi, sosyal, iktisadi, kültürel, teknolojik hayatından soyutlanmış, yaşadığı çevrenin oluşumlarından, etkinliklerinden yoksun bırakılmış, sürekli ve ard arda gelen sorunlarla karşı karşıya bırakılmış gençliğin ne kendisine, ne ailesine ve ne de milletine bir yararı olamayacağı yadırganamaz.

Bir toplumun geleceğini risk ve tehdit altına sokmasının ve hatta bilmeden yok etmesinin en kestirme ve kesin yolu gençliğini küçümsemesi, kötülemesi, gençliğin meydana getirdiği potansiyel kuvveti dikkate almaması ve bu büyük gücün boşuna harcanmasına seyirci kalmasıdır.

Sağlıksız, eğitimsiz, işsiz ve özellikle mefküresiz, idealsiz her genç, gelecek on yılların sağlıksız, cahil, her görüşe ve her tehdide açık, işe yaramaz güçsüz ailelerinin kaynağını oluşturur.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi gençlerimizin sağlıklı, eğitim imkanlarına kavuşmuş, iş sahibi insanlar olarak yetişmelerini en önemli milli sorunların başında kabul eder. Bu yaklaşımla, gençlerin milli, manevi, kültürel değerlerle, çağdaş bilgi ve teknolojilerle donatılmış olarak yetişmelerini, eğitilmelerini, toplumun gelişmesini, ilerlemesini sağlayacak bütün oluşumlara, etkinliklere katılıp, karar sahibi olmalarını, toplumla bütünleşmelerini, sağlıklı, güvenli bir ortam içerisinde bilgi, yetenek ve becerilerini artırmalarını ve bunlara uygun iş ve çalışma imkanlarına kavuşmalarını kısaca geleceğin refah içinde mutlu Türk toplumunun hazırlayıcıları olmalarını temel ilke kabul eder.

Örgün ve yaygın milli eğitim ve öğretimin her kademesinde, her düzeyinde ve her aşamasında çocuklarımızın ve gençlerimizin vicdanı ve fikri hür vatandaş olarak yetişmelerini sağlayacak uygulamaya öncelik ve önem veren programlar hazırlanacak ve geliştirilerek tatbik edilecektir.

Gençliğin teknoloji merakı ve yüksek teknolojiyi kullanmaktaki hevesinin bir tüketim amacı olması değil, bir üretim aracına dönüşmesinin sağlanması, yaygın eğitim ve uygulamalar ile mümkün olacaktır. Parti Programının 160 ve 161.maddeleri MHHP nin gençlikle ilgili düşüncelerini anlatmaktadır.

Partinizde tanınmış(meşhur)kişiler niçin yok?

Türk Milletinin kendisinden daha tanınmış daha meşhur kim var ki? MHHP tüzüğünün başlangıç kısmında belirtilen sorunları çözmenin tek bir yolu olduğu bu yolun ”Yüce Milletimizin yaratıcısı ve sahibi bulunduğu egemenlik hakkını kullanarak, kendi özgür iradesi ve kararları ile kendi hayatını yönlendirecek ve kaderini belirleyecek kendi siyasi partisini kurmak” olduğunu söyler. MHHP kişilere bağlı,kişiler ya da sadece lider tarafından yönetilen bir parti değil Milletin öz evlatları tarafından kurulmuş ve yönetilen bir partidir.


Partinizi niçin medyada göremiyoruz?

Medya da diğer tüm kurumlar gibi kuşatılmış durumdadır. Milletin gerçek sorunlarına karşı duyarsız, tepkisiz kalmış, yalan, çarpıtılmış haberler ve propagandalarla halkı uyutmaya çalışan ya da eğlence dünyasının birtakım çarpık ilişkileriyle vb. haberlerle sadece “reyting” peşinde koşan medya için biz “şimdilik” onların anladığı anlamda haber niteliği taşımıyoruz.


Partinizi destekleyen herhangi bir güç var mı?

Evet var. Bunlar: Doğal, temel ve siyasi hak ve hürriyetlere sahip olan, egemenlik haklarını kullanarak kendi hayatlarını yönlendirmek ve kaderlerini belirlemek azminde olan, 21. Yüzyılın beklenen bütün gelişmelerine hazırlıklı olmamız, sorunlarını göğüsleyebilmemiz, özgürlük, adalet, eşitlik ve demokrasi içinde yaşamamız, ancak ve ancak inkılâbımızın bize sağladığı tüm kazanımları koruyup, geliştirerek lâik, ileri, çağdaş, bilgi ve teknoloji üreten bir toplum düzenini yeniden kurmamıza bağlı bulunduğuna inanan, vatan ve millet sevgisini, hak ve hukukunu, davalarını ve sorunlarını her türlü kişisel çıkar ve tutkulardan üstün tutan ve bunlar için gereken özveride bulunmaya hazır olan, Yüce Milletimizin sahibi olduğu egemenlik hakkını kullanarak, kendi özgür iradesi ve kararı ile kendi hayatını yönlendirmek ve kendi kaderini belirlemek azminde olan bu Milletin öz evlatları bizi destekleyen en büyük güçtür. MHHP nin bunun dışındaki hiçbir güç tarafından desteklenmeye ihtiyacı olmadığı gibi başka herhangi bir gücün desteği kabul edilemez.

Partinizin örgütleme çalışmalarını nasıl yapıyorsunuz?

Müdafaa-i Hukuk örgütlenme modeli tabandan tavana doğrudur. Müdafaa-i Hukuk Örgütlenmesi zor günlerde Türk Halkı’nın kendini korumak ve savunmak için geliştirdiği kendiliğinden ortaya çıkan milli bir reflekstir !



 

 

Anketler

Anayasa Oylamasında Ne Oy Vereceksiniz?
 
Reklam