ARŞİV

MHHP Kurucular Kurulu Toplantısı 
 

Kurucular Kurulu Başkanı Sayın Ertuğrul Zekai Ökte’nin Konuşması 
 

11-12 Kasım 2005 
 

     Şimdi Yüce Kurulumuzun kuracağı parti ve bundan sonra yapacağımız kongreler geleneği oluşturmak üzere seçeceğiniz kongre başkanının daima yemin etmesini size bir öneri, bir vasiyet olarak teklif ediyorum ve müsaadenizle bu yemini ediyorum. O aziz Türk Milletinin, vatansever evlatlarının oluşturduğu Kurucular Kurulu Başkanı olarak görevim; Cumhuriyet Anayasasına, Siyasi Partiler Kanununa göre, uygulayacağımı, Müdafaa-i Hukuk ilkeleri ve Milli vicdanı doğrultusunda tam bir kararlılıkla görevimi yapacağıma namusum ve şerefim üzerine huzurunuzda yemin ederim. Sağ olun  
 

     Değerli Arkadaşlar;

Uzun uzun konuşmalarımı zamanla dinlemişsinizdir. Bugünkü konuşmam tamamen bir aile camiası içerisindedir. Sizler çok önemli sorumluluğu ağır ve yapacağınız her harekette, alacağınız her kararda, daima geleceğe ilişkin birçok temelleri atacak bir kurumsunuz. Sakın kendinizi küçük görmeyin, kimsede görmez. Benim sizden bir takım ricalarım var. 1. ricam şu: bu kuruluş bütün mensuplarıyla bir bütün olarak görevini yapması lazım. İçinizde çok azınız birbirinizi tanıyorsunuz. Tanımadıklarınız çok. Birbirinizle tanışacaksınız, kaynaşacaksınız, seveceksiniz, sayacaksınız. Sakın ki bir üstünlük taslamayasınız. Hâşâ kimse kimseden üstün değildir. ne menfice üstündür, ne fikrince üstündür. Bu öyle bir kuruluştur ki, öyle bir Kurucular Kuruludur ki değerli arkadaşlarım, şu anda sizi ben ne olarak görüyorum biliyor musunuz? Sivas Kongresinin Heyeti Temsiliye Üyeleri olarak görüyorum. Her biriniz, gencinizden, yaşlısına, çalışanından, emeklisine, Profesöründen, İşçisine her biriniz bu vatanın bütün sorumluluğunu taşıyorsunuz.  
 

     Değerli arkadaşlarım; hiçbir faniye, böyle bir sorumluluk Yüce Allah tarafından nasip edilmemiştir. Hayır.. Siz bu partinin kurucuları değilsiniz. Veya yalnız bir patinin kurucuları değilsiniz. Siz ülkemizin içinde bulunduğu ve gelecekte de bulunması muhtemel bütün tehditleri, tehlikeleri, düşmanlıkları, bizi parçalamak isteyen her şeyi, bizi yok etmek isteyen her şeyi göğüslemek zorunda olan bir teşkilatın üyelerisiniz. Onun için, benim bir tek en önemli ricam birbirinizi seviniz, birbirinizi sayınız. Birbirinize bir kardeş, bir ağabey, bir baba gibi sarılınız. Eğer bunu yaparsanız, başarısızlık diye bir şey yoktur. Her güçlüğü yenersiniz, sevgi, saygı bizim en önemli gücümüzdür. Bizim başka bir gücümüz yoktur. Yüce Allah’tan, bu Milletten başka dayanağımız yoktur. İşte bütün bunları sizler temsil edeceksiniz, siz yaşayacaksınız. İlk tanışma toplantısında arz ettiğim gibi, hemen şimdi tekrar edeyim. Hayatınız artık sizin değil, kusura bakmayın. Hayatınız sizin değil, hayatınız bu milletindir. Siz bu millete hayatınızı, bütün düşüncelerinizi, araştırmalarınızı vakfetmek zorunda olan insanlarsınız. Böyle hissetmiyorsanız, buna inanmıyorsanız, buyurun kapı orda! Çünkü bunu yapmak zorundayız, bunu muhakkak başarmak zorundayız. Başka hiçbir çaremiz yoktur.  
 

     Değerli arkadaşlarım;

Bugün genç bir arkadaşla tanıştım. Âdetimdir sorarım, evli misin? Çoluğun çocuğun var mı? Evet, evliyim dedi, 10 yaşında bir kızım var. İşte evladım dedim. Benim çabam, o 10 yaşında ki çocuk içindir. Bütün çabalarınız, bütün gayretleriniz, bütün emekleriniz, bütün özverileriniz, kimin için biliyor musunuz arkadaşlar? Sakın kendiniz için sanmayın.  
 

     Kendinize hiçbir şey yok. Sizin için burada bir tek şey var. 10-14-15 yaşındaki insanları kurtarmak var. Anladınız mı beni! Sizin çocuklarınızla işim var benim. Bugün hepiniz, hepimiz paranın etkisi altındayız. Piyasanın etkisi altındayız. Hayatımızı o yönlendiriyor, pazarı yönlendiriyor, siyasi hayatımızı yönlendiren odur, ekonomik hayatımızı yönlendiren odur, kültürel hayatımızı yönlendiren odur, devletimizi yönlendiren odur. Nereye kadar sürecek? Onun için tekrar ediyorum. Konu siz değilsiniz. Siz olsanız kolay, bir şirkete hepinizi ortak yaparım. İçinizde parayla oynayanlar var ya “para para para” onları da getirir müdür yaparım. Ama kavga bu değil! İşte bunlar için sizden bir tek ricam var. Öyle bir kenetleneceksiniz ki, sizi hiçbir güç Yüce Allah’tan başka ayırmasın. Benim en önemli ricam, en önemli vasiyetim budur arkadaşlar! Sizler yaşayacaksınız daha uzun bir yol var, sizlerden sonrakiler yaşayacak… Biz önemli değiliz. Bu teşkilat önemli bir teşkilattır. Sanki kırk yıllık dost gibi, bir ailenin evlatları gibi olacaksınız. Ivır zıvırdı dinlemem, zaten öyle bir teşkilat göreceksiniz ki biraz sonra buna imkânınız da olmayacak. İkinci ricam çalışmanız, arkadaşlar biz çalışmakla kendimizi kurtarabiliriz. Çok çok çalışmakla kurtarabiliriz. Her anımızı değerlendirmekle kurtarabiliriz. Bakın bugün hayatta ne varsa aile dâhil, özel hayatımız dâhil ne varsa bilginin ve teknolojinin eseridir. Askerlik onun eseridir, savunma onun eseridir, sağlık onun eseridir, askerlik onun eseridir, savunma onun eseridir, siyaset onun eseridir.  
 

     Onun için değerli arkadaşlarım her anımızı çalışarak değerlendirelim. O parti bunu yapmış, bu parti bunu yapmış. Efendim başbakan bunu yapmış parti bölünecekmiş, hükümet yıkılacakmış. Yıkılmasa ne yazar, soruyorum size, bu hükümet yıkıldı. Hadi darbe yapayım, ne oldu ne yapacaksın? Biz kendi hayatımızı yönlendireceğiz, kendi kaderimizi çizeceğiz, kendi geleceğimizi yazacağız. Niye toplandık buraya? Kendi hayatımıza sahip olmak için toplanmadık mı? Biz buraya kendimiz olmak için toplandık, biz insan olmak için toplandık, vatandaş olmak için toplandık beyler, özümüz olarak toplandık. Bunun için toplandık. Ne zannettiniz beyler! Biz buraya, arkadaşlar kendi kaderimizi kendimiz tayin edelim diye toplandık. Yoksa bir muhalefet yapmak için toplanmadık. Teşkilatı bir muhalefet olarak görmek isteyenler esas davamızı kafamızdan çıkarmak isteyenlerdir. Ülkemizde vatandaşlarımızın kaderleri ve kendi geleceklerini, egemenlik haklarını tam ve kesintisiz uygulayacakları demokratik, siyasi hayata işlerlik kazandırmak için toplandık. Parti budur işte! Bunun için kuruldu bu parti. Millet baş olacak baş! Bunu herkes bilsin. Bu Millet kendi kaderini kendi tayin edecek, kendi kararını verecek, kendi başkanını seçecek. Ne yapacaksa yapacak! Çok özür dilerim arkadaşlar; bir gün bir toplantıda onu söyledim. Dağdaki çoban ne zaman Ankara’ya gelecek işte siz o zaman kurtulacaksınız. Benim söyleyeceklerim bunlar. Bu 10 madde, 10 hedef, 10 amaç, işte partimizin bütün ideali bu sayfada bunları geliştireceksiniz, araştıracaksınız, uygulayacaksınız. Bilmiyorum arz edebildim mi? Yoğun bir program içerisindeyiz. Şimdi arkadaşlarım izninizle

 

 

Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Kurucular Kurulu Başkanı
Ertuğrul Zekâi ÖKTE