Geçmiş Haftalarda Yayınlananları Oku

 

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ 
 

     Sivil toplum örgütleri bir ülken geleceğini yani gençliğini çalmak isteyenlerin bu amaçları doğrultusunda önemli çalışmalar yaptıklarını, adını “ enstitü” koyarak bilimsel bir hava vermeye çalıştıkları merkezlerin yanlıca üniversitelerde değil liselerde etkinlik kurmayı arzu ettikleri önemli bir gerçektir. NED adlı bir ABD’li kuruluş dünyanın çeşitli ülkelerinde uzantısı olan dernek, vakıf, sendika gibi sivil toplum örgütleriyle olan ilişkileri ve politikaları yönlendiriyor darbeler planlanıyor ve gerçekleştiriliyor, politikalar empoze ediliyor. Bütün bunlar yapılırken sivil toplum kuruluşları kullanılıyor. Bunlara para ve eleman desteği sağlanıyor. Turuncu devrim, Gürcistanda ki devrim, Azebaycanda ki girişimler, Irakta ki gelişmeler, Ortadoğu’nun şekillenmesi ve Türkiye üzerinde oyunlar oynanıyor.  
 

     ABD ve Soros’un parasal destek sağladığı ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının maskelerini iş işten geçmeden düşürmek, bence en önemli görev olarak aydınlarımıza düşüyor. 
 

     “ Sevr' den Lozan’a gelmeyi sağlayan ulusal Kurtuluş Savaşını yadsıyan ve Lozan’ı delik deşik eden bir rapor 2000 yılının Mayıs ayında büyük dostumuz ABD tarafından ortaya konmuştur.” 
 

     “ AB uyum” diye Sevr’ de ki azınlıklar maddeleri aşama aşama kabul ettirilirken, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Borrell tarafından ülkemizin Güneydoğusu’na “Kürdistan” denilirken, Fransız parlamenter jacques TOUBONE “ Türkiye Avrupa Birliği’ne girmek istiyorsa; Sevr’i kabul etmelidir.” Derken susarak ihanete ortak olanları tarih asla affetmez. Ey aydın geçinenler yerli iş birlikçiliğin karmaşık ilişkileri dudak uçuklatan çalışmalarını, bunların sivil toplum örgütleri olduğunu görmemek en büyük ihanettir. 
 

     Ülkenin bağımsızlığından yana olan, ordu başta olmak üzere bütün kurumlar etkisiz kılmaya başlanmış! Kurulan vakıflar, dernekler desteklenmiş! Yani taşlar bağlanmış, köpekler salıverilmiş! Bazıları ABD güdümüne girmiş, bazıları da teslim olamamak için direniyor. Amaçlarına ulaşmak için, parayı, dini inançları, etnik ayrılıkları, kültür farklılıklarını kullanmaktan geri durmuyorlar. Ama sömürücü egemenlerin ve iş birlikçi devranları sürüp gitmeyecektir. 
 

     İnanç alanında dinler arasında diyalog adı altında din kurumu, batının dini kurumları güdümünde eritiliyor, Washington dinler arası eş güdüm merkezi oluyor. 
 

     Sözde sivil sıfatını taşıyan ama gerçekte dışarıya bağlı ve dışarıdan beslenen bir takım vakıf ve derneklerinin iğrenç yüzüdür. 
 

     Soros’un ve ona hizmet eden yan kuruluşların tam içimizde olduğunu bilerek şuna kesin olarak tavır koymalıyız. Soros’un Türkiye’ye girmesinin nasıl engelleneceği değil, Türkiye’den nasıl çıkarılacağı olmalıdır. 

     ABD Trabzon neden üs istiyor? neden Yunanistan’ın  Trabzon’a konsolosluk açılması istenmektedir? Trabzon’da ki metruk Katolik Kilisesi hangi “gizli elin” talimatıyla bugün dörtdörtlük faaliyette olan bir kilise haline getirilmiştir. Bazı sivil toplum örgütleri hangi dış yardımlarla toplantı üstüne toplantı düzenlemektedirler. Ve “hangi localar” Trabzonlu gençlere İngiltere ve ABD kapısını açmak için mahalli gazetelere ilanlar vermektedirler? 
 

     Yahudi sermayesi kılığında GAP’A gelir Ermeni destekli hariri sermayesi kılığında Telekom, Soros ve sivil toplum örgütleri kılığında Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan’a giriyorlar dikkat edin 
 
 

ATATÜRK’ÜN “HANGİ İSTİKLAL VARDIR Kİ, YABANCILARIN NASİHATLAR İLE, YABANCILARIN PLANLARIYLA YÜKSELEBİLSİN?” MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETÇİLERİ OLARAK BUNU ASLA UNUTMAMALIYIZ. 
 
 

SAYGILARIMLA 
 
                                         Teşkilatlanmadan Sorumlu Gen. Bşk. Yrd.
                                                     Hıdır ALBAYRAK