MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ

DENİZ VE DENİZCİLİK BÖLÜMÜ 
TÜRK DENİZ İŞLETMECİLİĞİ
(GEMİ İŞLETMECİLİĞİ)
 
 

  1. Giriş

    Deniz İşletmeciliği, (Gemi İşletmeciliği), gemi işletmeciliği yapılması için önce bir ticaret gemisine sahip olmak gerekir. Ticaret Gemisi, denizde kazanç elde etme maksadına tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin nam ve hesabına kullanılırsa kullanılsın  “Ticaret Gemisi” sayılır. 
     

    Ticaret Gemisi olarak sefer yapılabilmesi, yük taşıyabilmesi için sahibi veya işleteni tarafında gemiyi makine ve teçhizat ile donatarak “Denize Elverişli” hale getirmesi hukuki zorunluluktur. Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıt ve kumanyası, gemiadamlarının yeterliliği ve sayısı bakımından yapacağı yolculuğun tehlikelere karşı koyabilmek için gerekli vasıflara haiz olduğunda gemi “Yola Elverişli” sayılır.  
     

    Bu iki konu yerine getirildikten sonra gemiye çalışması için sertifika verilir. Alınan bu sertifikalarla ulusal ve uluslararası alanlarda yük taşıyabilir.     
     

  1. Gemi İşletmeciliği

    Gemi işletmeciliğinde zaman çok önemlidir. Yükün taşınmasıyla ilgili yapılan anlaşmaların tamamı zamanla ilgilidir. Gemiler adeta zamanla yarışır. Gemi işletmecisi zamanı, mücbir sebep haricinde iyi kullanmak zorundadır. Aksi halde, yük taşıma mukavelesinde belirtilen cezai müeyyideleri ödeyeceğini ve işini kaybedeceğini bilir. Gemi işletmeciliği, hukuki açıdan güvenilirlilik esasına dayanır. Bu işletmelerin çalışma şekil ve şartlarını, uluslararası hukuk kuralları belirler.   
     

    Uluslararası deniz hukukunda, gemi işleticisine önemli görev ve sorumluluk yüklenmiştir.  Bunların en önemlisi, taşıyanın gemiye aldığı yolcu ve yükü güven altına alarak, taşımanın gerçekleşmesi sırasında yapması ve yapılması gereken kurallardır.  
     

  1. Gemi İşletmeciliğinde Sorunlar

    Gemi işletmeciliğinin en önemli sorunların başında eğitim ve yetişmiş insan gücü gelmektedir. Gemi sahibi veya işleticisi, gelişen teknolojiyi de göz önüne alarak mevzuatın şart koştuğu kurallara uygun şekilde gemisini donatmalıdır. Ancak, teknoloji ile donatılan gemiyi kullanacak yetişmiş insanın sıkıntısı yaşanılmaktadır. Bu teknolojiyi bilen yetişmiş insan gücünün az bulunması nedeniyle, pazardan pay alması güçleşmektedir. Bu konuda eğitim veren kurumlarımız yeterli değildir. Uluslararası alanda yetişmiş insan gücüne çok önem verilmektedir.  
     
     
     
     
     

    Türk gemi işletmeciliğini engelleyen ve tehdit eden konular:

  1. Eğitim,

    Gemi İşletmeciliği sorunların başında “eğitim” gelmektedir. Her alanda olduğu gibi, denizcilik alanında da yanlış eğitim politikası karşımıza çıkmaktadır. Denizcilik, ulusal olduğu kadar uluslararası çalışan bir sektördür. Denizcilik alanında gelişmiş ülkeler ile işbirliği ve rekabet etme imkânlarını yaratacak ne yazık ki eğitim ve bilgiye sahip yetişmiş insan gücü yeterli değildir.  
     

    Türkiye’de mevcut üniversite, yüksek okullar ile meslek okullarının vermiş olduğu mezunlar, filo ihtiyacını kapatmamaktadır. İnşa edilen veya satın alınan gemi için eğitim kurumlarından mezun olan kişi sayısı açığı kapatmamaktadır. Bu nedenle, gemi sahip veya işletmecileri gemilerinde, yaşı ilerlemiş, yeterli teknolojik bilgiye sahip olmayanları çalıştırmak zorunda bırakılmıştır. Bu zorunluluktan dolayı, dış ülkelerde yapılan denetimlerde bilgi ve beceri noksanlığı nedeniyle sorulan sorulara cevap verememesi, gemilerin tutuklanmasına neden olmaktadır.  
     

    Diğer bir neden ise, gemide çalışan kaptan ve zabitlerin İngilizce lisanına yeteri kadar vakıf olmamasından kaynaklanmaktadır. Devlet tarafından yapılan gemi zabitleri yeterlilik sınavları sırasında, İngilizce lisanına önem verilmeden yeterlilik belgesinin verilmesi,  bugünkü başarısızlığın nedenidir. Eğitim veren kurumların az olması, bu kurumlardan mezun olanların ise, ihtiyaca cevap vermemesi, büyük bir kısmının gemilerde çalışmak istememesi de gemi zabitan açığını had safhaya taşımıştır. Gemi sahibi veya işleticisi, yaşı ilerlemiş yeterlilik ehliyetine sahip olan, ancak teknolojik bilgiye, İngilizce lisanına vakıf olmayan gemi zabitlerine adeta mahkum edilmiştir.   
     

  1. Yabancı Gemi Adamı Çalıştırma

    Donatan veya işleten, elinde bulunan gemisine yeterli Türk personeli bulamadığı için gemisine sefer yaptırmakta zorlanmaktadır. Türk Bayraklı gemilerde yabancı gemiadamı çalıştırılması ancak, Türkiye’nin T.C. Bayraklı gemilerinde yabancı gemiadamı çalıştırılmasına dair anlaşma yaptığı ülkelerin vatandaşlarının çalıştırılması zorunluluğu vardır.  
     

    Gemi sahibi veya işleten, anlaşma yapılan ülkelerin vatandaşlarını gemisinde iş vermesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan izin almak suretiyle çalıştırabilir. Bu bakanlığa, anlaşma ve diğer tüm evrakın ibraz edilmesini müteakip, en erken üç ay içinde inceleyerek sonuca ulaştırılmaktadır. O da, uygun görürse izin vermekte, uygun görmez ise izin vermemektedir. Bu nedenle gemilerin bu kadar beklemeye hiçbir zaman tahammülü yoktur.   
     

  1. Bayrak Değişimi

    Gemiadamı yetersizliğinden dolayı Türk Bayrağı taşıyan gemiler, yabancı kolay bayrak devleti altına geçmek zorunda kalmaktadırlar. Kolay yabancı bayrağa geçen gemiler, gemiadamı ihraç eden ülkelerden rahatlıkla mukavele yaparak gemilerini çalıştırmaktadırlar. Bu rahatlık nedeniyle yabancı kolay bayrak altına geçen gemilerden dolayı, Türk deniz ticaret filosunun tonajı önemli ölçüde aşağı seviyelere düşmüştür.  
     
     
     

  1. Devlet Kademeleri

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir denizci ülke olmasının varlığından yoksun bulunmaktadır. Devletin hiç bir resmi kademesinde denizcilik biriminin veya bilgisinin bulunmadığını, bundan dolayı denizcilik işlerinin yürümesi oldukça zora sokulmaktadır. Bu bilgi yoksunluğundan dolayı, Türk denizciliğinin denizci ülkeler ile rekabet etme şansı bulunmamaktadır. 
     

  1. Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi olarak bu sorunların Çözümü

    Türk denizciliğinin denizci ülkeler seviyesine getirmenin en önemli çözümü, eğitimden geçer. Eğitim seviyesi yükseldikçe, yetişmiş insan gücü çoğalır, bilim ve bilgi artar. Bilim ve bilgi sahibi olan kişiler ise, görev ve sorumluluğun ne olduğuna bilerek çalışır. Çalıştığı sektörde, yapmış olduğu işi bilerek yapar ve bilerek çalışmanın zevk ve gururunu taşır. 
     

  1. Eğitim

    Ülkemizin üniversitelerinde, denizcilik lisans eğitimine önem verilmelidir. Yine bu üniversitelerde, denizcilik yüksek okulların açılmasına önem verilmelidir. Denizcilik meslek okulları yeterli değildir. Türkiye’nin tüm sahillerinde bulunan il ve ilçelerde, meslek liselerinin açılması ile aracı eleman yetiştirilmesi zorunlu hale getirilmelidir.  
     

    Denizcilik Fakültelerinden mezun olan gemi kaptanı ve zabitanı, lisans düzeyinde okuduğu kadar 1/1 oranında Türk Bayraklı gemilerde çalışma mecburiyeti getirilmelidir.  
     

  1. Yabancı Gemiadamı Çalıştırma

    Türkiye’nin yabancı ülkeler ile gemiadamı çalıştırma anlaşmalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “yabancı gemiadamı çalıştırılması”na yönelik biriminin İstanbul’a alınması zorunludur. Gemide çalışacak elemanın mesleki yeterlilik belgeleri liman başkanlıkları tarafından kontrol edilmekte ve uygunluk verilmektedir. Liman başkanlıkları tarafında uygunluğu verilen bu evrakı Bakanlığın bu birimine vererek kısa zamanda bu birimden izin verilmesi çok önem taşır.     
     

  1. Türk Bayrağı Çekme Hakkı

    Gemiadamı yetersizliğinden, yetişmiş insan gücünün yokluğundan dolayı bayrak değiştiren gemi sahip ve işletmecilerini, Türk Bayrağı altına geçmesi teşvik edilmelidir. Halen mevcut, Uluslararası Gemi Sicili imkânlarından faydalanmanın yolları yabancı gemiadamı çalıştırılması yönünden basite indirilmelidir. 
     

  1. Devlet Kademeleri

    Devlet kademelerinin her birinde, denizcilik bölümünün bulunması zorunlu hale getirilmelidir. Denizci bir ülke olmanın yolu, denize önem vermekle başlar. Denize önem vermek, denizi ve denizciliği aşılamak ve öğretmek gerekir. Bir devletin sosyal ve iktisadi hayatın en önemli konuların başında denizcilik ve deniz ticareti ön planda yerini alır. Denizin bizlere sunduğu nimetlerden faydalanmanın yolu, denize önem vermekle başlar.   
     

    Devlet, denizlerle olan ilgi ve çıkarları, denizlerin sağladığı nimet ve kolaylıklardan yararlanma çaba ve uğraşılarını, bu uğurda çalışmak ve yatırım yapmak isteyen girişimcileri aydınlatarak teşvik etmelidir.  
     

    5.) Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi’nin Görüş ve Önerileri

    Denizcilik, birçok mesleği içinde barındıran güçlü bir çalışma alanıdır. Başta Gemi olmak üzere Gemi Acenteliği, Gemi İnşa Sanayii, Deniz Ticaret Filosu, Navlun Komisyonculuğu ve Gemi Alım-Satım İşleri, Balıkçılık, Deniz Turizmi, Yatçılık ve Marinacılık, Liman ve Rıhtım İnşaatı, Sualtı ve Suüstü  Sporları, Cansız Sualtı ve Suüstü Kültür Varlıkları, Kruvaziyer Turizm, Kumculuk, Bakım ve Onarım, Yakıt-Kumanya ve Malzeme ikmalciliği, Limancılık, Sigorta ve Gözetim işletmeciliği vb birçok meslek dalları ortaya çıkar ve bunların tümü ülkenin Denizcilik alanında faaliyet gösterirler.  
     

    Bugün denizci devletler, deniz hukuku düzeni içerisinde modern gemileriyle başta Okyanuslar olmak üzere bütün denizlerde, büyük suyollarında, boğazlar ve körfezlerde kendi bayrağını taşıyan gemileriyle Denizcilik alanında büyük mücadeleler vererek faaliyetlerini sürdürmektedir. 
     

    Türkiye’nin de Türk Bayraklı gemileriyle, denizci devletlerarasına girerek dünya denizleri, boğazları, körfezleri ve suyollarında sefer yaparak pazardan pay alan ve rekabet eden bir denizci ülke olması amaçlanmalıdır. 
     

    Denizciliğimizin kalkınması, otomatik olarak Türk Deniz Kuvvetlerimizin de daha güçlü, kudretli ve caydırıcı bir hale gelmesini sağlayacaktır.  
     

    Ruhi Duman  
     

    İstanbul, 18 Ağustos 2008