Geçmiş Haftalarda Yayınlananları Oku

 

MADEN KANUNU HAKKINDA

MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ’NİN GÖRÜŞÜ 
 

Sanayiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, Ağustos 2007 
 

15 Haziran 1985 tarihinde yayımlanan 3213 nolu “Maden Kanunu” ve 5 Haziran 2004 tarihinde yayımlanan 5177 no’lu “Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” ülkemizde madenciliğimiz yasal çerçevesini tariflemektedir.  
 

Yeni çıkartılan 5177 no’lu kanunun pek çok maddesinde ulusal çıkarların gözetilmediği veya teknik/hukuki açıdan tartışılması gereken pekçok madde bulunmaktadır. Bunlar ile ilgili pek çok sivil kuruluşumuz görüş belirtmişlerdir. Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi’nin programında da yer alan Türk Devlet Geleneklerinin en önemli unsurlarından ikisi şunlardır:

  • Devlet kadrolarının uzmanlardan oluşması ve halka açık olması.
  • Danışma, Danışma Kurumlarına, bilime, bilim adamlarına saygı.

Bu kanunun hazırlanması sırasında uzmana dayanma ve danışma geleneklerimizin uygulanmadığı görülmektedir. Kanun yapıcılar üniversitelerimiz ve meslek odalarımız gibi milli sivil unsurlardan faydalanmamıştır. Bunun yerine pek çok maddenin özünde görüleceği üzere, daha çok yabancı sermayenin ülkenin maden kaynaklarının sömürüsünün önünü açacak veya kolaylaştıracak detaylar maddelerin içinde yer almıştır. Buna örnekleri, jeoloji ile ilgili ülkemizdeki yasal sivil örgütlerden olan Jeoloji Mühendisleri Odası’nın kanun ile ilgili raporunda bulunabilir. Bu raporda Madde 1,2, 3, 4, 5, 6, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 20, 22, 23, 27, 28, 29, 32, 49 ile ilgili olumsuz görüşler gerekçeleri ile açıklanmıştır.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi kanunda yer alan ve yabancı sermayenin ülke kaynaklarını kendi ekonomik çıkarları yönünde kullanmasını sağlamak veya kolaylaştırmak için yazılmış maddelerin tamamını gözden geçirecektir. Madenler ülkenin, milletin malıdır. Aranmasında, işletilmesinde kamu yararı esastır. Yabancıların ve yabancı ortaklı şirketlerin tüm arama ve işletme ruhsatları gözden geçirilecektir. Bunlardan, teknoloji transferi için gerekli görülenler, ülkeye katkısı fizibilite raporları ile kanıtlanması, DPT tarafından onaylanması ve Bakanlar Kurulu kararı ile müsade edilebilecektir. Geri kalan tüm madenlerin arama ve işletme faliyetleri iptal edilecektir.

Madenlerin işletilmesinde devlet kuruluşları, kooperatifler ve ulusal yerli şirketlerimiz rol oynayacaklardır. Özelleştirmeler yukarıdaki şartlar haricinde sadece kooperatiflere veya ulusal yerli firmalara yapılabilecektir. Madenlerimiz, stratejik, ekonomik getirisi yüksek, istihdam yaratan ve diğer şeklinde kategorilere ayrılacak buna göre %20-%100 arasında devletin payı olması sağlanacaktır. 
 

Madenciliğimize musallat olan Yabancı Sermaye’ye  muhtaç olduğumuzu iddia edenlerin en önemli gerekçesi teknoloji ve sermaye eksikliğimizdir. Bu iki sorun da çözülebilir ve çözülecektir. Madencilik ülke bazında bakıldığında kendi finansmanını sağlayacak kadar zengin bir Milli Güç unsurudur. Sadece bilimsel yönetim ile verimli ve karlı hale dönüştürülebilecek sayısız madenimiz mevcuttur. Bunlar hem ekonomimize katkı bulanabilecek hem de sermaye ihtiyacı olan diğer madenlerimizin arama ve projelendirme maliyetlerini karşılayabilecektir. Yatırım yapılmadan ve doğru yönetilmeden  hiç bir ekonomik değerin kar üretmesi beklenemez. Madenciliğimiz tek bir şemsiye altında toplanacak, kendi finansmanını kendisi sağlayacaktır. Yatırımı aşırı büyük olan madencilik faliyetlerimiziçin gerektiğinde  devlet bütçe ayrılması sağlanacaktır. Teknoloji ihtiyacı ise iki şekilde karşılanacaktır :

  • 12 Eylül sonrası ismi Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü olarak değiştirilen Maden Tetkik Arama Enstitüsü‘ne ismi, itibarı ve işlevleri geri verilecektir. Ülkenin ihtiyacı olan kaynakların en başında gelen madenlerinin aranması, bulunması, işletilmesi ve ekonomik değere dönüştürülmesinde ihtiyaç duyulan bilimsel araştırma, geliştirme, proje üretme, hayata geçirme, teknik eleman yetiştirme görevlerini üstlenmesi sağlanacaktır. Bu hedeflere ulaşılması için gerekli bütçe, personel politikası ve performans yönetimi ilkeleri yeniden düzenlenecektir.
  • Yukarıda da belirtildiği üzere yabancı sermaye kabulü durumunda teknoloji transferi gerçekleştirilebilecek arama ve işletme yatırımlarında, DPT onayı ve Bakanlar Kurulu kararı ile yabancı şirketlerin özerk devlet kuruluşlarına ortaklığına müsade edilecektir.
 
 

Ülkenin ihtiyacı olan kaynakların yaratılmasında en çok güvenilen alan madenciliğimizdir. Böyle bir durumda teknik eleman yetiştirilmesinin ihmal edilmesi ve denetim altına alınmaması mümkün değildir. Üniversitelerin madencilik alanındaki bölümleri güçlendirilecektir. Üniversitelerin ilgili bölümleri ülke sathında yürütülecek seferberliğin ve projelerin içinde olacaklardır. Akademisyenlerin akademik kariyerleri ile projelerin bilimsel ve ekonomik faydaları ilişkilendirilecektir. Madencilikte çalışacak personelin yüksek okul ve teknik lise mezunu olmaları hedeflenecektir. Teorik eğitimin yanında pratik eğitimin en üst düzeyde olması için okullara yatırım yapılacak ve işletmeler ile ilişkilendirilceklerdir. 
 

Madencilik bir yandan kendini geliştirirken bir yandan da kendinden ayrı düşünülemeyecek örneğin jeolojinin diğer kolları, afetle mücadele, iş güvenliği ve işçi sağlığı, çevre, arkeoloji gibi alanların da gelişimini hem akademik hem de ekonomik açıdan destekleyecektir. Bunun için kanuni düzenlemeler yapılacak, uygulanacak ve denetlenecektir.  
 

Maden arama ve işletme ile ilgili ruhsatlandırmada, maden ruhsatlarının ticaretinin önüne geçilmesi ile ilgili yasal düzenlemeler yapılacaktır. Maden Ruhsatı alacak kooperatif ve yerli ulusal şirketlerde teknik kapasite ve yeterlilik aranacaktır.

Orman, ağaçlandırma, milli parklar, tarım alanları, su havzaları, mera alanları, sulak alanlar, tarihi eserler, çevre açısından kritik alanlar, savunma açısından kritik alanlar, bayındırlık açısından  kritk alanlar,  sit alanları ve karasuları ile ilgili olarak  madencilik faaliyetlerinin bu alanlarla çatışması durumunda genel kamu yararının gözetileceği kararların alınması için gerekli kanuni düzenlemeler yapılacaktır.

Madenciliğimiz, Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi tarafından Milli Güç Unsuru olarak belirlenmiştir ve parti programında özel yer verilmiştir. Maden Kanunu Parti Programı’nın Madenciliğimiz isimli bölümündeki ilke, hedef ve politikalara uygun olarak yeniden düzenlenecektir. Programın bu bölümünde özetle aşağıdaki unsurlar yer almıştır:  
 

Madenlerimiz, milli varlığımızın ayrılmaz parçası ve unsuru, iktisadi kalkınmamızın itici gücüdürler. Doğal kaynak ve zenginliklerimiz millet egemenliğinin bütün anlam ve kapsamı ile etkinliği, bağımsızlığımızın bir şartı, toplumumuzun ve insanımızın refah ve mutluluğunun dayanağıdır. 
 

Partimizin Maden ve Madenciliğimiz konusundaki hedefleri şunlardır:

  • Madenlerimiz vatandaşlarımızın her türlü güç, yetenek ve girişimcilikleri aracılığı ile iktisadi hayatımıza kazandırılmalı ve kalkınmamıza kaynak sağlamalıdırlar.
  • Madenlerimizin, enerji ve sanayi hammadde talebini ucuz, güvenli ve sağlıklı biçimde sağlamaları, halkımızın ihtiyaçlarını karşılamaları, kısa-orta-uzun vadeli plan ve programlarla uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.
  • İşlenmiş, yarı mamul, mamul hale getirilmiş, Ulusal Pazarımızın ihtiyacı dışında madenlerimizin ihracatı özendirilmeli, desteklenmeli ve arttırılmalıdır.
  • Madenlerimiz çağdaş bilim ve teknolojiler doğrultusunda, kaynaklarımızın güç ve kapasitelerine uygun olarak yeniden ele alınmalı, geçmiş haksızlıklar giderilmeli, vatandaşlarımızın veya onların kuracakları işletmelerin, kooperatiflerin etkinliklerine bırakılmalıdır.
  • Karma ekonomi düşüncesinin esas olacağı ve madenlerimize gerçek bir anlam ve güç kazandırmayı ve bu alanda çalışanların refah ve mutluluğunu hedef alan Maden Devrimi - Gri Devrim gerçekleştirilmelidir.
 
 

Partimizin Gri Devrim’i gerçekleştirimek üzere uygulayacağı politikaları şunlardır: 
 

Madenlerimiz ve doğal kaynaklarımız, kendi ulusal kaynaklarımıza dayanma ilkemizin temelini oluşturmaktadır. Yerli, ulusal sanayinin ihtiyacı olan hammadde girdisinin ucuza temini ve hammaddelerin işlenerek katma değeri yüksek ara mamul halinde ihracatı temel ekonomik amaçlardandır. Bu yaklaşımlarla:

  • Maden ve doğal kaynakların aranması, çıkartılması ve işlenmesi yabancı şirketlerin elinden alınacak ve millileştirilecektir.
  • Yerli sanayi kuruluşları madenciliğe teşvik edilecektir.
  • Kooperatifçilik esaslarına dayanarak maden köyleri kurulacak, geçimini madenlerden sağlayan ve kooperatif örgütlenmesine gitmiş köyler teşvik edilecektir.
  • Üniversitelere madencilik konusunda arama ve çıkartma teknolojileri geliştirecek şekilde fonlar tahsis edilecektir.
  • Üniversitelerden mezun olan maden mühendisleri kooperatif ve yerli sermaye ile ilişkilendirilecek, madencilik verimi arttırılacaktır.
  • Üniversitelerde Türkiye’nin yeryüzü şekli ve yapısı itibariyle karşılaşılacak arama ve çıkarma zorluklarını yenecek özgün teknoloji üretimi için çözüm bulunması sağlanacaktır.
  • Madenlerin işlenmesi, ara mamul haline getirilmesi için yerli sanayi özendirilecek, desteklenecektir.
  • Özel sektör ve kooperatiflerin yatırım yapamayacakları madencilik alanlarında devlet kuruluşları ön plana çıkacaktır.
  • Arama yapılmamış bakir bölgelerde maden araştırmaları yapılacaktır. Karadeniz, Güneydoğu, Tuz Gölü, Trakya, Ege Denizi’nde petrol ve diğer madenler aranacaktır.