Geçmiş Haftalarda Yayınlananları Oku

 

Anadolu Kaderine Yeniden El Koyuyor - 17

 

O gün, 14 Nisan günüydü…

Çılgın Türkler Ankara'daydı. Elektrik şebekesi Ankara'da harekete geçiyordu. Dip Dalga Anıtkabir'deydi. Kamp Ateşleri yanmaya başlıyordu. O gün herkes Müdafaa-i Hukukçu'ydu.   Ata'larının emaneti Laik Cumhuriyet haklarıydı, onlar da haklarını koruyorlardı.

"Anadolu Kaderine Yeniden El Koyuyordu..."

 

Hakların korunmasına Tam Bağımsızlık'tan başlamak zorundayız. İşte bu yüzden Müdafaa-i Hukuk'un en temel davası Tam Bağımsızlık; amacı da bunu meşru, barışçı ve demokratik yollarla örgütlemektir.

 

Tam Bağımsızlık mücadelemize ise ekonomik alanda başlamak, bunu yaparken kendi kaynaklarımıza dayanmak durumundayız. Bugün, tüm ekonomik parametreler yabancılar tarafından kontrol edilmektedir. Borsa %65, bankalar %35 yabancıların elindedir. Tarım üretimsizliğe teslim edilmiş, ithal malı fırtınası esmektedir. Türk Ulusal Pazarı yabancıların oyun alanı haline çevrilmiş, ihracatın içindeki ithal payı %70 olarak gerçekleşmiştir. 205 milyar YTL'lik bütçenin 53 milyarı borç faizine ayrılmış, toplam borç anaparası 365 milyar dolara ulaşmıştır. Yatırımlar durdurulmuş, özelleştirmeler ile halkın malı yabancıya satılmıştır.

 

Bugün, askeri işgallerin nihayi amacı olan manzaraya, Türkiye'de savaşsız ulaşılmıştır. Batı, Anadolu Türkü'nü sömürmekte bunu da işbirlikçiler aracılığıyla yapmaktadır. 

 

İşte bu hal ve durum karşısında, önceki yazımda da tebliğ etmeye başladığım üzere Müdafaa-i Hukuk'un Ekonomi Politikası şu temeller üzerine kuruludur : 

 

  • Temel ekonomi politikası, karma ekonomi politikasıdır.
  • Ekonomide Tam Bağımsızlık için IMF ve Dünya Bankası ilişkilerine son verilecektir.  Dünya Ticaret Örgütü ve diğer uluslararası ticaret anlaşmaları tekrar gözden geçirilecek, bağımlılık yaratan hükümlere karşı önlem alınacaktır.
  • Gümrük Birliği anlaşması feshedilecektir.
  • Yeni tehdit tanımını yapılacaktır : Ulusal Pazar en az ulusal toprak bütünlüğü, dil, tarih ve kültür birliği kadar önemlidir. Ulusal pazara ve yerli şirketlere yönelik tehdit en önemli tehdittir. Ulusal Pazar korunmalı, yerli üretim teşvik edilmeli, ulusal şirketlerin yabancıya satışı yasa ve karşı teşvikler ile önlenmelidir.
  • Temel hedef, çok büyük ve ulusal bir yerli iç pazar yaratmaktır. Bunun için yerli üretime dayalı ekonomik büyüme şarttır. Ulusal birlik ancak ulusal bir pazar varsa sağlanabilir. Başta sanayi ve tarım olmak üzere stratejik ve ekonomik değeri bulunan tüm sektörlerde büyüme sağlanacaktır.
  • Bu, karma ekonomi gereği hem özel hem kamu sektörünün büyümesi ile mümkündür.

Devam edeceğiz.

 

 

Uyuma, silkin artık, vatan ve namus için...

Hareket Başlıyor….

 

Bir Müdafaa-i Hukukçu.