|
|
|
|
Anadolu Kaderine Yeniden El Koyuyor - 20 Müdafaa-i Hukuk'un Ekonomi Politikası'nı anlatırken, yeryüzünde tarih boyunca bütün çatışmaların aşağıdaki temele dayandığını belirtmiştim:
Biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar!
Bu tarihsel gerçek, günümüzde de aynen geçerlidir. Hatta yurtiçi ve yurtdışı gündemi izlerseniz, bunun aynen geçerli olduğunu göreceksiniz. Bu durumu ortadan kaldırmak için tam bağımsız, kendi kaynaklarına dayanan ve ortaya çıkarttığı zenginlikleri kendi halkı için kullanan bir anlayışa ihtiyaç vardır. İşte buna Müdafaa-i Hukuk anlayışı diyoruz.
Bazılarının bize aşılamak istediği gibi biz acaba hiçbir şey yapamaz mıyız? Elimiz kolumuz bağlı, hiçbir gücü olmayan bir ülke, bir millet, bir devlet miyiz? Hayır!
Önce elimizdeki değerlerin ne olduğunu bilmeliyiz. Biz bunlara stratejik değerlerimiz diyoruz. Bunlar:
Maddi avantajlarımız dışında millet olarak bir takım karakter özellikleri taşırız ki bunlar aslında en değerli varlığımızdır: onurumuza ve gururumuza düşkünlüğümüz, sabrımız, dayanıklılığımız, yardımseverliğimiz, konukseverliğimiz, adalet duygumuz, devlete bağlılığımız, aileye, gelenek ve göreneklere bağlılığımız, devlet kurma ve örgütlenme yeteneğimiz,…
İşin acı yanı, bizim bu değerlerin bilincinde olmamızdan çok, emperyal güçler, ABD ve AB bunları bizden daha iyi bilmektedirler. Ama Müdafaa-i Hukuk anlayışı bu stratejik maddi ve manevi avantajlarımızı milletimizin yararına sunacaktır. Halkımız bunu anladığı anda da bu Hareket'i iktidara taşıyacaktır.
Uyuma, silkin artık, vatan ve namus için... Hareket Başlıyor….
Bir Müdafaa-i Hukukçu.
|